Never Rarely Sometimes Always

Never Rarely Sometimes Always
Plansız hamileliğini ailesinden saklayarak sonlandırmak isteyen bir genç kızın meşakkatli hak arayışına yoldaşlık eden Never Rarely Sometimes Always 2020'nin ilk iki ayında önce Sundance'te aldığı övgülerle yılın kayda değer bağımsız filmlerinden biri olduğunu kanıtladı hemen ardından yarışma seçkisine davet edildiği Berlin Film Festivali'nde Jüri Büyük Ödülü'nü kazanarak başarısını pekiştirdi.

The Gentlemen

The Gentlemen
Lock, Stock and Two Smoking Barrels ve Snatch gibi 90lar ve erken 2000lere ait deli fişek suç filmlerinin tıraş yönetmeni Guy Ritchie The Gentlemen ile tozlu raflarından kolpa bir gangster kurmacası daha indiriyor. Yalnız, 2002'de bile yüzüne doğru düzgün bakılmayacak filmi biz 2020'de yeni diye izliyoruz ve Ritchie beyefendi bu durumun pek farkında değil gibi.

The Hunt

The Hunt
ABD'de geçtiğimiz yıl yaşanan silahlı saldırıların peşi sıra yangına körükle giden mevzusu itibarıyla sosyal gerilimi artıracağı düşünülüp vizyon tarihi 2020'ye ertelenen The Hunt bu yıl da koronavirüs salgınının gazabına uğradı ve gişe umudunu defnederek internete düştü. Irkçılık, cinsiyetçilik, homofobi, bireysel silahlanma, iklim değişikliği inkârı, düzdünyacılık ve evrim karşıtlığı gibi bilumum zırcahilliği bünyelerinde barındıran ve bir türlü akıllanıp uslanmayan bir grup taşralı cühelayı bilgiçlikten bilgiçlik beğenen tahammülü zor elit liberallere kurşunlatan The Hunt mendebur bir zevkle kan revan içinde oynadığı iç savaş oyunuyla Amerikan toplumsal kutuplaşmasının üzerine tüy dikmekte.

Onward

Onward
Elfler, orklar, periler, tepegözler, sonra akrep kuyruklu aslanlar, insan başlı atlar, ejderhalar ve daha nice efsanevi yaratık alternatif bir gerçeklikte bizim modern hayatlarımızı yaşıyor ve dünyanın büyüsünün bozulduğundan yakınıyorlar. Disney monopolüyle kafa kafaya verip para kıran Pixar, filminin ismine nanik yaparcasına gerici bir zihniyetle basit zamanlara duyduğu özlemi duyuruyor işte bu fantezi diyarından.