2016 Oscar Töreni

Dün geceki Oscar törenini izlemeye Akademiye yapılan ırkçılık suçlamalarının ne doğuracağı beklentisi ve son yılların en çekişmeli büyük ödül yarışının heyecanıyla başladık. Aslına bakılırsa ödül sezonu boyunca yaşanan protestoların işin zevkini ister istemez kaçırdığı dün akşamın havasından belliydi. Hayır, tamamen keyifsiz bir Oscar töreniydi diyemem. Birkaç sürpriz, eğlenceli skeçler, gülümseten zeki göndermeler oldu. Ama Akademi başkanı Cheryl Boone Isaacs'in çıkıp aday olan, ödül alan herkesi kutluyorum yarım ağızlılığı için biraz geç kalındı:


Evet, bu imtiyazlı beyaz erkekler kulübü siyahiler ve farklı etnik grupların, LGBTI ahalisinin, dişi işlerin haklarını yemeye devam etti ama bir yandan da sorunlara aciz yaklaşımıyla adaylarının, kazananlarının başarılarına da gölge düşürdüğü kara bir yılı uğurladı. Sanırım oh olsun demekten başkası kesmeyecek. Tören çok rereröydüyü uzatmayacağım keza bu, önümde başından vurulan bir adam varken of hay aksi ayakkabıma kan bulaştı demek gibi. Geceyi olduğundan daha mahcup edici bir hâle sokmadığı için alkışlanan sunucu Chris Rock'ın pek beğenilen (bana kalırsa biraz daha ileri gidebilirdi, azıcık al gülüm ver gülüm izlenimi verdi) açılış konuşmasını da buraya ekleyeyim:


Törenin sanıyorum sunum anlamında benim için en eğlenceli kısımlarından ilki Oscar adayı filmlere zorla siyahi oyuncu sokmaya girişen şu skeç oldu: (Eddie Redmayne'le de güzel dalga geçmişler)


İkincisiyse Tina Fey ile Steve Carell'in Prodüksiyon Tasarımı ödülünü takdim edişleri:


Kazananlar listesine denk gelmeyen kalmadı herhalde, ben yine âdetten aşağı hangi film ne ödül aldı bilgisi koyacağım. Yalnız liste kağıt üstünde çok sıkıcı, çok oldu bitti duruyor. Halbuki dün gece Mad Max: Fury Road'un az çok tahmin edilen ama dolu dizgin gelince de feci moda sokan galibiyetleriyle acaba George Miller'ın yılın en iyi yönetmeni ilan edilişine şahit olur muyuzu sordu çoğumuz. Sonra ufak çaplı bir hüsran yaşadık. Kişisel fikrim, evet Alejandro González Iñárritu The Revenant'ta geçen seneki zaferinin rehavetine kapılmadan feci yetkin, yıldırıcı bir işçilik sunarak takdiri haketti. Ama ben onun şimdi ya da sonra George Miller'ın Mad Max: Fury Road'da sunduğu vizyona biraz olsun yaklaşabileceğini düşünmüyorum. Projeleri değiş tokuş etselerdi yıl boyunca ne çektik be kardeşim edebiyatından ekmek yemiş The Revenant'ın nasıl daha iyi bir film olabileceğine tanıklık edebilirdik iddiasında da bulunmaktan alıkoymayacağım kendimi.
Fakat öte yandan The Revenant'ın en önemli üç uzvu ödüllendirilmişken En İyi Film Oscar'ının Spotlight'a gitmiş olması ilginç. Bir koşu idiyse bu Spotlight'ın son düzlükte yaptığı agresif kampanya işe yaradı. PGA'in Akademi'yle uyan oy sistemi de yarışın gidişatına göre bir iki sıra oynayan fikir değişiklikleri yüzünden bu yılki tahmininde çuvallamış oldu. Komik olan buraya kadarki bir buçuk iki aylık harala gürelenin o zamanın favorisi Spotlight'ı alt edememiş oluşu. Fakat yine kağıt üzerinde anticlimactic görünen bu son hissi siz bakmayın altı Oscar fırlatmalarına rağmen Mad Max'e sen teknik bir başarıdan ötesi değilsin küfürü savuran Akademi'nin The Revenant ödüllerinin ardından minik de olsa bir fuck yeah keyfi tattırdı.
E ne de olsa imtiyazlı beyazlar kulübü, hey Meksikalı sen üst üste en iyi yönetmen seçilip tarih yazabilirsin ama çektiği film üst üste en iyi film seçilecek kadar da iyi deyılsın otur aşağı demekten kendini alamadı.
Oyuncu kazananlarında ise bir sürpriz bekliyorduk aslında da o sürpriz beklemediğimiz yerden geldi. Patricia Arquette'in ağzından Mark çıkınca dedim Spotlight'ın yürüyüşü buradan başlayacak ama bir saniye geçti geçmedi kadın ismi Rylance ile tamamladı. Slyvester Stallone'un SAG adaylığı almamışlığını daha ciddiye almalıydık. AFTRA ile birleştiğinden beri ödül sezonunu çok kale almaz göründüklerinden SAG'ı fazla sallamadık ama Mark Rylance'in ödülünün de Spotlight'ın en iyi film zaferinin de yolu oradan geçti. Bence belli oldu ki Idris Elba orada yardımcı erkek oyuncu ödülünü politik iklimin gazıyla çok da haketmeden haneye yazdırmış ve Rylance'in gelişini bizden saklamış. Şimdi yazık Mark Rylance'in Sylvester Stallone varken ödül almışlığı büyük tepkilere sebep oluyor. Halbuki ne sevimli, içten, mütevazi bir adam. Bridge of Spies'da ahım şahım bir oyunu yok belki ama ben adamı sezon boyunca tanıya tanıya daha bi' sevdim.

Neyse, Leonardo DiCaprio'yu da Academy Award Winner yaptık, rahatız artık. Tören boyunca her konuşmacının sözlerinin sonuna müzik basıldı ama sen tabii kalkıp bunu Leonardo DiCaprio'ya yapamazsın. O da fena konuşmadı, ödülünü aldı kenara çekildi:


Kate Winslet'in en iyi arkadaşının ödül alırkenki ifadesi ise her şeyin Leonardo DiCaprio hakkında olduğu bir sezonun sevimli bir özeti aslında.
Ödül sezonu sever sinemasever çatlaklar olarak iyisiyle kötüsüyle bir film yılını daha kapamış olduk. Bir başka sırası gelenlerli ödül sezonunda daha görüşmek üzere. 2016'da da filmlere doyalım.

Film izlenimlerime linkli Oscar Skor Tablosu

Mad Max: Fury Road  6 Oscar (Kurgu, Prodüksiyon Tasarımı, Kostüm Tasarımı, Ses Kurgusu, Ses Miksajı, Makyaj ve Saç Stili)

The Revenant  3 Oscar (Yönetmen, Başrol Erkek Oyuncu, Sinematografi)

Spotlight  2 Oscar (Film, Özgün Senaryo)

Amy  1 Oscar (Belgesel)

The Big Short  1 Oscar (Uyarlama Senaryo)

Bridge of Spies  1 Oscar (Yardımcı Erkek Oyuncu)

The Danish Girl  1 Oscar (Yardımcı Kadın Oyuncu)

Ex Machina  1 Oscar (Görsel Efekt)

The Hateful Eight  1 Oscar (Özgün Müzik)

Inside Out  1 Oscar (Animasyon Film)

Room  1 Oscar (Başrol Kadın Oyuncu)

Spectre  1 Oscar (Özgün Şarkı)

4 yorum

  1. Leonardo'nun Oscar almasından ziyade Kate Winslet ile muhabbetleri hoşuma gitti. İnstagram onların fotoğraflarıyla dolu. Geçen yılların fotoğraflarıyla birleştirilmiş fotoğraflarla. Baktıkça hem hoşuma gidiyor hem de duygulanıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim için de aynı şekilde. Leonardo DiCaprio'nun Oscar alması iyi hoş ama Kate Winslet ile beraber yarışın içinde olmaları keyif verdi daha çok. Bakalım Vanity Fair partisinden filan ne fotolar dökülecek.

      Sil
  2. Vallahi tarihi bir ana tanıklık ettik hep birlikte. Konuşmayı bilerek mi kesmediler yoksa organizasyon ekibi de bu mutluluğu paylaşırken unuttu mu bilemedim ama müziğin girmemesi isabet oldu. Süreyi aşsa da gayet derli toplu, hakkıyla çalışılmış :D bir konuşmaydı.

    Tina Fey ve Steve Carell ikilisini ben de çok sevdim. Uzun uzun tören fotolarına baktım, snapchat videolarını izledim bir burukluk çöktü bir sonraki sezona daha çoook var.


    Eline sağlık! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Leonardo DiCaprio Oscar alıyor yahu kesebilirler mi konuşmayı :-)
      Yeni sezon öncesi biraz ara iyidir, şimdi İstanbul Film Festivali, Cannes filan derken yine buluruz kendimizi bir başka ödül sezonu curcunasında sen merak etme.
      Teşekkür ederim!

      Sil