2016'dan Gözüme Kestirdiklerim



Cannes Film Festivali'ni de geride bıraktığımıza göre artık 2016 sinema rotamız yüzde doksan çizildi. Elbette yılın devamında kenarda köşede kalmış mücevherler de keşfedeceğiz ama en azından izlemek istediklerimize dair bir fikrimiz var artık, ya da benim öyle. Aşağıda fotoları IMDb sayfalarına linkli, birer ikişer cümlelik ilgimi çekme nedenleriyle 44 film derledim. Şu aşamada beni fazla heyecanlandırmayan onca yüksek profil iş dışarıda kaldı ama öyle bir liste oldu ki buradaki her filmi izlediğim takdirde şahsen ben içim rahat bir şekilde 2016 defterini kapatabilirim. Hadi alfabetik sırayla başlayayım:

20th Century Women, Mike Mills

1970'ler Güney California'sından seslenen bu dişi aşk ve özgürlükler sarmalının başında çok sevdiğim Beginners'ın yönetmeni var. Annette Bening'i tekrar ödül sezonuna sokar mı, aktrise bir Christopher Plummer başarısı yaşatır mı göreceğiz.

The 9th Life of Louis Drax, Alexandre Aja

Yine yönetmen bazlı merak söz konusu: Haute Tension, The Hills Have Eyes gibi nitelikli korku filmlerini kotaran Alexandre Aja Jamie Dornan ile bilinçdışılı, altıncı hisli bir psikolojik gerilimle geliyor.

Akron, Sasha King, Brian O'Donnell

Aile destekli eşcinsel freshman romans. Bir keşif harekâtım sırasında tesadüfen karşıma çıkmasının, hakkında birkaç olumlu yorum okumamın dışında elimde fazla bir şey yok.

Always Shine, Sophia Takal

En iyi arkadaşlar rekabet ve kıskançlık sınavında. Afişini sevip sepete attıklarımdan. Hem Always Shine için yazılan bazı eleştirilerde Mulholland Dr. referansları görmek de acabalarımı bir süreliğine rafa kaldırmış oldu.

American Honey, Andrea Arnold

Andrea Arnold, Amerikan gençliği sahnesi, Shia LaBeouf, bol seks... Sonra Cannes'dan Jüri Ödülü, hmm... Shia LaBeouf dedim değil mi? Ten, beden, ifade? Tamam.

April and the Extraordinary World,
Christian Desmares, Franck Ekinci

Metacritic'te an itibariyle 17 eleştiri üzerinden 85 puanı bulan bu Avrupalı animasyon film söylenenlere bakılırsa 1941 takvimli kömür, buhar Fransa'sından keyifli bir maceraymış. Genç kızı Marion Cotillard seslendiriyor.

Aquarius, Kleber Mendonça Filho

Sonia Braga'nın performansının aldığı övgüler muazzam. Bir şekilde Cannes'da es geçildi ama hakkında Oscar adaylığı alışını şimdiden görebiliyorum gibi iddialı açıklamalar var. Cannes'dan oyunculuk ödülü almak ölüm öpücüğü zaten, ittir et. Bakalım Braga iki katlı aile yadigârını para babalarına karşı nasıl kollayacak.

Billionaire Boys Club, James Cox

Varlıklı, yakışıklı Los Angeles hergeleleri sahtekârlığa girişiyor. Kadrodan sevenlerine Emma Roberts, Ansel Elgort, Kevin Spacey, bana bana yine bana Taron Egerton.

Café Society, Woody Allen

Woody Allen yeni jenerasyon yıldızlarla Hollywood nostaljisinde. Jesse Eisenberg, Kristen Stewart ve Blake Lively'nin başı çektiği bu ensemble oyunu için konsensüs keyifli ama o kadar olduğu yönünde. Yine bir Magic in the Moonlight / Irrational Man vakasıyla karşılaşırsam kaldıramayabilirim.

Christine, Antonio Campos

Canlı yayında intihar eden, yetmişlerin TV muhabiri Christine Chubbuck'ın hikâyesi. Rebecca Hall onu görmezden gelen prestijli ödül gruplarına baş kaldırıyor.

Collateral Beauty, David Frankel

Meryl Streep'li iki projede de (The Devil Wears Prada, Hope Springs) bir nevi dişi Nancy Meyers David Frankel belki imzasız ama eli yüzü düzgün işçiliğiyle ufak çaplı gişe filmlerinin güvenilir bir yönetmeni olduğunu kanıtladı. Yalnız yeni filmi Collateral Beauty'nin öyle bir kadrosu var ki acaba artık büyük balık olmaya mı karar verdi, ödüle mi susadı gibi sorular sorduruyor. Dile kolay: Will Smith (şimdilik bir tek bunun için öğk), Kate Winslet, Keira Knightley, Edward Norton, Helen Mirren.

Detour, Christopher Smith

Birkaç eleştirinin "B-Movie harikuladeliği" olarak nitelediği film son yılların en başarılı üç genç oyuncusunu bir araya getiriyor. Tye Sheridan, Emory Cohen ve Bel Powley rol arkadaşı olacak ben izlemeyeceğim, yok öyle şey.

Don't Call Me Son, Anna Muylaert

Geçtiğimiz yılın pek sevilen hizmetçi anne onurlu kız seyirliği The Second Mother'ın yönetmeni bu sefer LGBT sularda. Bir önceki işin samimiyetinin yarısı dahi yeter bunu izlenir kılmak için. Rastgele!

Elle, Paul Verhoeven

Paul Verhoeven'in Isabelle Huppert'li bu sapkın, arsız provokasyonu Cannes 2016'nın eleştirmen favorilerinden birine dönüştü. Fragmana ölüp bitmemiştim ama biraz para da kazanalım diye psikolojik gerilim işte pazarlaması yapmışlar demek ki.

Everybody Wants Some!!, Richard Linklater

Richard Linklater çocukluktan sonra şimdi de denetimsiz yetişkinlik övgüsüne girişiyor. Fragmana, paylaşılan görsellere ve hakkında konuşulanlara göre seksi, komik, eğlenceli bir film bizi bekliyor. Bu Linklater'ın kazara ya da değil çektiği en gay şey diyenler de merakımı iyice kızıştırıyor.

The Eyes of My Mother, Nicolas Pesce

Bu pek övülen beden korkulu siyah beyaz kabus için yeni bir Repulsion (Roman Polanski) mı acaba merakı içindeyim.

Florence Foster Jenkins, Stephen Frears

Frears'ın yeni hafifliği İngiltere'de vizyon tarihi olarak mayısı seçince beklentiler düşürüldü ama ABD gösterimi üç ay daha bekleyecek. Meryl Streep'in Oscarlara giden bir diğer ağustos aracı olmasın? Eleştirmenler bu opera sanatçılığı uğruna sadece ses tellerini değil başka yerlerini de yırtmayı göze alan bet sesli New York'lu kadın varisin hikâyesine ortalama, keyifli bir seyirlik demişler. Meryl Streep methiyeleri yine her zamanki gibi, ama Hugh Grant'in de aşağı kalır yanı yokmuş.

Goat, Andrew Neel

Ben Schnetzer ve Nick Jonas'lı ergen maçoluk pornosu Goat Sundance'ten iyi tepkiler almıştı. Nick Jonas'tan zorla oyuncu yapacaklar. Şaşırmak isterim.

HHhH, Cédric Jimenez

Şu başlığı derhâl değiştirmeliler. Tamam biliyorum aynı adlı roman uyarlaması ama yani... Neyse, İkinci Dünya Savaşı sırasında geçen askeri operasyonlu quadruple H benim için aslında double J'den başka bir şey değil: Jack O'Connell ve Jack Reynor için izleyeceğim bu filmi. Ha Mia Wasikowska ve Rosamund Pike da aperitif tabii.

Hedi, Mohamed Ben Attia

Jüri başkanı Meryl Streep'li 66. Berlin Film Festivali'nden En İyi Erkek Oyuncu ödülü aldı Hedi. Sosyal düzenle sıkıntı yaşayan karakterleri de seviyorum hem. Kazan kazan.

How to Talk to Girls at Parties,
John Cameron Mitchell

Shortbus'ı daha yeni izledim. John Cameron Mitchell ne çekse kabulüm. Bakalım Nicole Kidman'ın uzaylısı Londra banliyölerinde kızlarla nasıl konuşacak.

It's Only the End of the World, Xavier Dolan

Nereden başlamalı? Cannes'dan iki numaralı ödülle dönmüş bir Xavier Dolan filmini normal şartlarda heyecanla beklemem gerekirdi. Artık ona karşı eskisi gibi sıcak değilim, ha kimin umrunda o ayrı... Fazla ifşa oldu gibi geliyor bana çağdaşımız. Bir yandan da farkındayım sosyal medya zamanlarının yeni yetme yönetmen modeli bu artık, alışmak lazım. Yolu açık olsun. Sıcak değilim dediğime de çok aldanmayın, içimdeki sinemasever Gaspard Ulliel, Marion Cotillard, Vincent Cassel, Léa Seydoux ve Nathalie Baye'den oluşan kadroya, iltihaplı, ciyak ciyak bir aile portresi garantisine burun kıvıramıyor.

Julieta, Pedro Almodóvar

Pedro Almodóvar'dan bir başka pastel ana-kız melodramı. Cannes'a katılacak dedikoduları çıktığında kısa bir süreliğine erken favori pozisyonunun tadını çıkarmıştı ama jüri yüzüne bakmadı. Daha çok Volver daha az Broken Embraces olsa keşke.

King Cobra, Justin Kelly

Gay porno yıldızı Brent Corrigan'ın hayatından bir kesit. James Franco'lu, kendinin farkında, muzır bir kara komedi riskin âlâsı evet, ama alıyorum.

Kubo and the Two Strings, Travis Knight

Coraline, ParaNorman ve The Boxtrolls'un baş animatörü Travis Knight ilk filmini tamamladı. Bu stop-motion kan davası da en kötü ihtimalle sanat işçiliğiyle hayran bırakacağa benziyor.

La La Land, Damien Chazelle

Emma Stone ve Ryan Gosling'i barındıran bu toy aktris ile jazz piyanisti sevdalığı için test gösterimlerden, film sadece bir müzikâl değil Los Angeles için bir kutlama niteliği de taşıyor övgüleri yayıldı. Damien Chazelle Whiplash'ten sonra bir kere daha Oscar sezonu bekliyor. Aralık vizyon tarihi de zaten buram buram ödül yarışçısı kokuyor.

Liebmann, Jules Herrmann

Yay, bir başka buhranlı tek adam seyirliği. Şuraya bırakın lütfen, evet, teşekkürler, üstü kalsın. 

Loving, Jeff Nichols

2015'in çok ses getiren kara komedi devam filmi Oscars So White 2 pek çoklarını harekete geçirmişe benziyor. Oscarı gelenlere Jeff Nichols'ı da ekleyebiliriz. Gerçi bu biyografik film mahkeme bıdı bıdılarından çok ırklararası çiftin aşk hayatlarına odaklanıyor deniyor, belki oradan yakalar beni.

Manchester by the Sea, Kenneth Lonergan

Post prodüksiyon cehenneminde yıllar geçirmesine rağmen sağ çıkmayı başarmış Margaret izlediğim en kışkırtıcı, şahane filmlerden biri. Dileğim o ki Kenneth Lonergan amca yeğen masallı denize karşı Manchester'ı ile bir kere daha çarpsın beni.

Nocturnal Animals, Tom Ford

Tom Ford sanatçı bakışını daha ilk filmi A Single Man ile çarpıcı bir biçimde ortaya koymuştu. Adamın vizyonu prêt-à-porter sansasyonluğun ötesindeymiş belli ki. Adam artist, adam vizyoner. Amy Adams'a Jake Gyllenhaal, Armie Hammer, Aaron Taylor-Johnson gibi piyasa yakışıklılarının eşlik ettiği bu film A Single Man kadar hassas, şık, janti olur mu bilemem. Bu roman uyarlaması hakkında fazla şey öğrenmeyeyim, sürpriz olsun diye çok detaylı araştırma yapmadım. Başına oturmam için Tom Ford yeterli (cinası çaktınız mı?).

The Pass, Ben A. Williams

Bu filmin The History Boys'da bıcırık hâlini izlediğim Russell Tovey'yi bir başka sinema projesinde yakalamaktan başka bir amacı yok benim için. Ha bir de iyi çıkarsa başım üstüne (bak yine).

Passengers, Morten Tyldum

Morten Tyldum'un haysiyetsiz The Imitation Game'inden nefret ediyorum ama oradaki sorun daha çok, Oscar alan kezban senaristin Alan Turing'e haksızlığın daniskasını yaptığı beş paralık metnindeydi. Jennifer Lawrence'la Chris Pratt'in gişe mıknatıslarını birleştiren uzay gemili bu bilimkurgu bakalım her sene bi'tane sıradanlığı mı kırk yılda bir hususiliği mi taşıyacak.

Paterson, Jim Jarmusch

Adam Driver'lı bir şair otobüs şoförü ya da otobüs şoförü şair hikâyesi. Hangisinin ağır bastığını izleyince göreceğiz.

Personal Shopper, Olivier Assayas 

Cannes'dan sıcak yönetmen ödüllü Olivier Assayas'ın yeni filmini Clouds of Sils Maria bir kazaymış demek için iple çekiyorum. Summer Hours gibi bir şaheserden sonra yılankavi vadi metaforlu yaşlanan aktris sakilliği, öyle de derinliksiz. Paris'in moda yeraltlarında hayaletlerle mesajlaşan Kristen Stewart performansını da ayrı merak ediyorum.

The Red Turtle, Michael Dudok de Wit 

Kapandı, kapanacak, ama bu sefer gerçekten kapandı, oho bilmiyor musun bu son filmi diye çıkan her Studio Ghibli filmi önce üzüyor sonra neşelendiriyor beni. Stüdyo bu sefer kendi içinden meyve vermiyor da dışarıdan topluyor. Bu tropik ada sükûnetli Fransız yapımına destek çıkmışlar, imzalarını vermişler. Hakediyor olsa gerek.

Sing Street, John Carney

Once'ın yönetmeninden. Dublin, 80'ler, büyüme hikâyesi, müzik, müzik gene müzik.

Staying Vertical, Alain Guiraudie

Cannes sohbetlerine bakılırsa Alain Guiraudie L'Inconnu du lac'tan sonra yine tavizsizliğini, sınır tanımazlığını konuşturmuş. Cinsel istismar diyip tu kaka eden de var, yönetmenin bir kez daha tüm agresifliğiyle muazzam bir insanlık hâli anlatısı ortaya koyduğunu ifade eden de.

Swiss Army Man, Dan Kwan, Daniel Scheinert

Daniel Radcliffe'in osuran, erekte olan cesediyle arkadaşlık etmek nasıl bir şeymiş bu filmde izleyeceğiz.

Toni Erdmann, Maren Ade

Cannes'da bağıra çağıra ulan en iyi film bu sakın Palmiye'yi başkasına paslamayın tehditleri savuran eleştirmenler endüstri temsilcisi jüri üyelerinin seçimlerinin ardından bokunuzda boğulun bedduası ettiler. Öyle sıkı taraftarlı bir film Toni Erdmann. İki saat kırk iki dakikalık baba-kız komedisini bakalım Film Tıbiktır Türkiye nasıl karşılayacak. Yılın nasıl izlemezsin filmlerinden.

A United Kingdom, Amma Asante

Eveet, sinema 2016 kategorimiz belli ki ırklararası seks. David Ohyeahlowo'nun güçlü kollarına bakıp ay ben de Rosamund Pike'mışım meğerci hayalperest izleyici için ideal. İple çekiyorum.
Voyage of Time, Terrence Malick

Tuhaf, Terrence Malick bu merakla beklenen zamanın doğuşu belgeselini 5 yıl sonraya şutlamadı. ABD gösterim tarihi 7 Ekim 2016. Buralara da öyle ya da böyle uğrar diyelim. Kim bilir belki Filmekimi belki TorrentFest.

The Woods, Adam Wingard

Ormanlık alanda doğranan gençler artık sıksa da, You're Next ve The Guest'in yönetmeni Adam Wingard ne çekse izlerim dediğim filmcilerden bir diğeri.

The Yellow Birds, Alexandre Moors

Savaş filmlerine çok bayılmıyorum. Bu da kadro icabı radarıma giren filmlerden. Tye Sheridan, Alden Ehrenreich ve Jennifer Aniston'ın varlıkları çekiyor beni.

You'll Never Be Alone, Alex Anwandter

Berlin'in Teddy artıklarından You'll Never Be Alone. Vitrin mankeni fabrikası müdürü (ayh!) baba eşcinsel oğluna yalnız değilsin yavrum diyor. Daddy issue'lara birebirmiş.

9 yorum

  1. Tam da böyle derli toplu temiz bir liste arıyordum, süper oldu bu. Gözüm döndü hepsini not ettim :) ellerine sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :-) Benim de böylesi bir ne var ne yoka ihtiyacım vardı, önümü gördüm. Tepe tepe kullanabiliriz.

      Sil
  2. simdiden iyi seyirler yorumlarınızı bekliyorum merakla sağlam filmler var :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler :) İstanbul'daki festivalde yakaladıklarım haricinde ilk aylar zayıf geçti ama yılı toparlayabilecek, umut vaat eden filmler var gibi.

      Sil
  3. umut vaat eden filmleri bekliyorum :)

    YanıtlaSil
  4. Emeğine sağlık diyorum başka bir şey demiyorum. Çok güzel bir derleme olmuş. Liste şu an çok ilgimi çekmese de yıl sonunda izlediklerin arasından "en iyiler" diye bir liste yaparsan o çok hoşuma gider işte :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür! Yıl sonu listeleri olmazsa olmaz zaten, AFK Ödülleri var :-)

      Sil
  5. Güzel derleme emeğinize sağlık, göz koyduğum filmler oldu :)

    YanıtlaSil