Julieta

Almodóvar 2013'te Nobel Edebiyat Ödülü kazanan Kanadalı öykücü Alice Munro'nun yerel, dişi ve sakin öykülerinden üçüne İspanyol çeşnili, analı kızlı melodram çorbası pişirmiş. Kişisel trajedilerin, depreşmenin, sinir bozukluğunun bini bir para burada. Bir sahnede karakter Yunan Tragedyası başlıklı kitabını gözümüze sokuyor filan. Hani hazır olun olacaklara. Ama olanlar o kadar abes ki bu iyi prodüksiyonlu öğle vakti TV seyirliğinin hoş mekânlardan başka sunduğu çok bir şey yok. Siniri alınmış anneler, aldatan babalar, küsen evlatlar vesaire, tamam ihmal, yanılgı ve tutarsızlıklar hayatın her anında var ama kadın psişesi buradaki gibiyse (ki hiç sanmıyorum) vay kadınların hâline. E anlatı psikolojikman bu kadar budala olunca da insan ufak tefek de olsa numaralar bekliyor, ben bekledim en azından. Almodóvar'ın bu bayık melodramayı gıdıklayacağı, hikâyenin de ne yaptığımın da farkındayım mesajı vereceği yapısal dokunuşlar istedim, bulamadım. Fakat şu var, iyi çekilip iyi oynanmış Julieta'yı bir öykü kitabı değil de bir boyama kitabı olarak değerlendirecek olursak Almodóvar'ı resim dersinden iyi not aldım anne demek üzere evine yollayabiliriz.

Yönetmen: Pedro Almodóvar
Yıl: 2016
Süre: 99 dk
Oyuncular: Adriana Ugarte, Rossy de Palma, Emma Suárez

2 yorum

  1. En iyisi almodovarin the skin I live in kisminda kalmaya devam edeyim ben. Hayal kirikligi gibi duruyor zaten. Bu arada emojilerine bayildim. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "The Skin I Live In" de ne müthiş filmdi ama, Almodóvar dendi mi zaten ben o kısımda kalmayı çok seviyorum. Yalnız bu bir önceki fiyaskonun yanında keyifli bile sayılır. Formuna kavuşmasını dileyelim.

      Teşekkürler 😁

      Sil