Take Me to the River

Korkunun kokusu var derler. Çevrene hissettirdin mi yandın. Sonra zulmeden mi istersin, inadına üzerine gelen mi, faydalanan mı?.. Seç beğen al. Take Me to the River'ın akraba ziyaretli anlatısı orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdüre asabi bir yorum getirmiş. Bir gerilim filmi âdeta. Taşralının üç aşağı beş yukarı at avrat silaha çıkan üstünkörü muhafazakâr değerleri hısmını ziyarete gelmiş özgür şehirliyi darlamaya başlıyor. İki tarafta da, ama daha çok misafirde, aman iyi izlenim verelim de sürtüşme çıkmasın çabası. Derken film bu kültürel içerikli deplasman fobisine suçluluk duygusu üzerinden öyle sağlam bir cinsel çıkarım yapıyor ki şaşakalıyorsunuz. Gerçi Matt Sobel'in yazıp yönettiği bu ilk film başkarakterin bir noktadan sonra akıl almaz hareketleri yüzünden, doğru sonucu yanındaki arkadaşının kağıdından görüp kopyalamış ara basamakları da kafadan atmış bir öğrenci izlenimi veriyor. Ama olsun. Burada günah keçiliğine aile mesleği denmiş. Cinsellik aynı, kapalı kutu. Zamanında onunla kendileri de ne yapacağını bilememiş ebeveynler şimdi yükü çocuklara paslıyor. Hepimizin sen yanlış bir şey yapmadın ki denmesine o kadar ihtiyacı var ki şu hayatta...

Yönetmen: Matt Sobel
Yıl: 2016
Süre: 84 dk
Oyuncular: Logan Miller, Robin Weigert, Ursula Parker, Josh Hamilton, Richard Schiff

Yorum Gönder