30 Day Movie Challenge, 1 Günde


Başta Film Twitter Türkiye olmak üzere sosyal medyanın sinefil hesaplarını etkisi altına alan 30 günlük soru cevaplı film paylaşım etkinliği için geçenlerde ilgisizliğimi belirten azıcık alaycı bir tweet atmıştım. Aktivitenin kendisiyle hiçbir sıkıntım yok, gayet eğlenceli bir kafa dağıtmalık. Fekat timeline'a her girdiğimde ilinti yığıntılar şeklinde bir sürü tweet zinciriyle karşılaşmaktan pek keyif almadığımı itiraf etmeliyim. Çünkü, bu kimin, kaçıncı günde, cevap hangi sorunun yanıtı filan derken ben şahsen hepsini birbirine karıştırıyorum. Bunun'çün dedim ben de eksik kalmak istemiyorum amma Twitter'da olmasın, şöyle tek oturuşta, pattadak çıkarıvereyim bir yere. Hadi bakalım:

İzlediğim en son film

Acıktım (neye?!), oturdum tekrar The Drop izledim. Tom Hardy ve Noomi Rapace'in mafya arka planlı kuçu kuçu aşklarının tadına daha bi' vardım bu sefer.



Sevdiğim bir fantastik film

Hayatın acı gerçeklerinden kaçıp hayal gücüne sığınmanın belki de en güzel sinemasal tasviri The Fall.



Sevdiğim bir aksiyon / macera filmi

Steven Spielberg'ün en sevdiğim filmi A.I. Artificial Intelligence. Anne sevgili, dokunaklı bir bilimkurgu macera.



Sevdiğim bir korku / gerilim filmi

It Follows çok yakın zamandan bir seçim olacak belki, ama hakkıdır. Zekasıyla ürperten, felsefe edinmiş şahane bir korku filmi.



Sevdiğim bir drama filmi

Requiem For a Dream'in dağlamadığı yüreğe yürek mi denir..



Sevdiğim bir komedi filmi

Death Becomes Her'ü defalarca izledim, defalarca izlerim. Meryl Streep ve Goldie Hawn'un karşılıklı döktürdüğü bu film gençlik takıntısına mükemmel bir taşlama. Aldığı Özel Efekt Oscar'ı da bu kategoride en sevdiğim galibiyetlerden biri.



Beni mutlu eden bir film

En son TimeOut'un oyunculara yaptırdığı bir oylamada Tarihin En İyi 100 Filmi listesini zirvede tamamlamıştı Tootsie. Dikkat etsem de altı en çizikli DVD'm onunki. Mutsuz hiç kalkmadım başından.



Beni üzen bir film

Stepmom'ı ilk kez üniversite kütüphanesinde bir bölmede katıla katıla hıçkıra hıçkıra salya sümük izlemiş etrafımdan bir iki iyi misin bakışı koparmıştım. Bir daha da karşısına geçemedim. Ağlamak istediğimde bile.



Sahne sahne ezbere bildiğim bir film

The Devil Wears Prada'yı replik replik biliyorum neredeyse. Ödül sezonu merakımı başlatan filmdir, nasıl sevmiş, takıntı hâline getirmişsem artık..



Sevdiğim bir yönetmen

Hayao Miyazaki'nin çizgi dünyalarının yeri başka bende.



Çocukluğumdan kalma sevdiğim bir film

Back to the Future zamanında benim gibi pek çok çocuğun geleceğe dair hayal gücüne ilham olmuştur eminim.



Sevdiğim bir animasyon film

Nausicaä of the Valley of the Wind. Eşi benzeri olmayan ekolojik bir ağıt.



Sevdiğim bir aşk hikâyesi

Benim sevdiğim aşk hikâyeleri hep böyle hafif kaçık, takıntılı, 'hasta': The Science of Sleep.



Herhangi bir filmden sevdiğim bir replik

Divine. Pink Flamingos. Göt delikliği.



Kitap uyarlaması olan sevmediğim bir film

Kazuo Ishiguro'nun kalp kırıklı distopya romanını ne kadar seviyorsam bu filme de o kadar tahammülsüzüm.



Sinemada izlediğim son film

Aldığı övgülerin gazıyla sinemada izlemek için şehir değiştirdiğim filmdir. Pişman mıyım, hayır. Ama abartılacak bir yanı da yok bence Don't Breathe'in.



Geçen yıl izlediğim en iyi film

Cahiers du Cinéma filmi zirveye koyunca Cahils dü Sinema diye yazan bile gördüm. Ne derseniz deyin: Mia Madre.



Beni en çok hayal kırıklığına uğratan film

Aklında para kazanmaktan başka hiçbir şey olmayan Star Wars: The Force Awakens. Oysa öncesinde nostalji maratonumu da yapmış sevmeye hazır bekliyordum.



Sevdiğim bir erkek oyuncu

Jane Fonda'nın da aşka gelip yeni Marlon Brando ilan ettiği Tom Hardy. Yerim.



Sevdiğim bir kadın oyuncu

Çok aşikâr olacak ama fazla kasmadan 'yaşayan en iyi kadın oyuncu'nun adını buraya yazıp geçeyim: Meryl Streep.



En 'hak ettiğinden fazla değer biçilmiş' film

Taşlı, sopalı, palalı linç? Kız katanamla hepsine hazırım. Kill Bill Tarantino'dan çıkmış en kasıntı şey.



En önemsenmemiş film

Identity. Ters köşe, tesirli, sinsi bir psikolojik gerilimdir hâlbuki. Kadro da süper. Hakkında iyi eleştiriler yok değil, ama 21. yüzyıl gerilim sineması dendi mi bahsinin daha çok geçiyor olması gerekti bence.



Herhangi bir filmden sevdiğim bir karakter

The Devil Wears Prada'dan Miranda Priestly. Ne diyebilirim ki... İkonik.



Sevdiğim bir hain / hainler

Pink Flamingos'dan Divine'a Yaşayan En İğrenç İnsan olma mücadelesinde kök söktüren Marble'lar.



Sevdiğim bir kahraman

Kimisi onu teröristlikle de suçlayabilir. V for Vendetta'nın karizmatik özgürlük savaşçısı V.



Suçlu zevklerimden saydığım bir film

Siz de bir dönem TV'de denk gelip eğlenerek izlemişsinizdir diye düşünüyorum Tremors'ı. Yer altı canavarı solucanlar çöl kasabasında terör estiriyordu. Yenmemek için topraktan uzak durmalıydınız, ha üzerindeyseniz de sessiz olmalı, hareket etmemeliydiniz.



Sevdiğim bir klasik

John Waters'ın zevksizlik abidesi kült klasiği Female Trouble'ı yazayım da buraya belki birisi bir bakayım deyip izler, çarpılır. Blogda kısa izlenim yazısı da var.



Sevdiğim bir arkadaşlık portresi

The Breakfast Club. Seyircisine de canı gönülden dostum diyebildiği için.



Sevdiğim bir yeniden çevrim

Alexandre Aja'nın Wes Craven'dan yeniden çevrimi The Hills Have Eyes izlediğim en rahatsız edici, acımasız, sadist, tiksinç korku filmlerinden biri. Ve bence Aja hikâyenin görsel ihtiyacını Wes Craven'dan daha iyi karşılıyor.



Hiç sevmediğim bir film

Mr. Nobody. Dağınık. Uyduruk. Hele bir de ardını iki gram dolduramadığı kapsamlı bilimkurgu epiği pozları yok mu... Nefret.

8 yorum

  1. Aja Beyefendi onun adı :p James Wan ve Aja'nın günümüz korku sinemasında referansları geçerli bence.

    Breakfast Club sevmeyen benle konuşmasın.

    Tremors'ı hala veriyorlar mıdır ? :)

    Bence en kasıntı filmi Kill Bill değil de, Django'ydu :/

    Don't Breathe ve genel olarak bu yılın korku filmleri hakkında kısa bir şeyler yazacağım haftaya. Ama buradan çıtlatayım, her şeye rağmen bu film yılın en iyilerinden biriydi bence.

    Beni Asla Bırakma'yı okumadım fakat filmini izlerken sıkılmamıştım hmm.

    Miyazaki'nin o filminde ağlamıştım <3 Mononoke'yle beraber müthiş bir doğa epiği.

    Nese uzatmayayım :D Sustum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zihiiin challenge'a seni davet ediyorum. Yapsana blogda 😊

      Sil
  2. yaaa harika olmuş ve okurken hep "evet. aynen. kesinlikle" diye tepki verdim.

    ben bazı klasikleri bir daha izleyeceğim galiba. mesela requiem for a dream. çok beğendiğimi hatırlıyorum ama çoğu şeyi unuttum. böyle hep bir daha izleyeceğim diyorum ama sonra iş film seçmeye gelince dur daha izlemediğim bir çok film var diye vazgeçiyorum :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiiim 😊 Sen de yapsana uğrayalım. İzleneceklerin ağırlığından tekrar izlemelere çok nadir girişiyorum ben, öyle kırk yılda bir aklıma eserse. Eksik saydıklarımı halletsem rahatlayacağım. Aslında 90lardan çocukluk hatıralarımı tek tek ziyaret etmeyi o kadar istiyorum ki..

      Sil
  3. iyi ki yazmışsın bu yazıyı. sayende birkaç filmi daha izleme listeme ekledim.

    the fall'u tavsiye üzerine izlemiştim ve ne kadar sevmiştim. bana kalsa filmi keşfetmem daha geç olabilirdi. bu yüzden film tavsiyelerini severim.

    mr. nobody'yi izlemedim ama o kadar beğeniliyor ki izlemek için sabırsızlanıyordum.

    beni asla bırakma filmini ben de pek beğenmemiştim. filmde eksik, olmamış bir şeyler vardı. büyük ihtimalle kitabı daha iyidir.

    ama ben kill bill'i çok seviyorum :-( özellikle müziklerinin hastasıyım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kill Bill mevzusunda zaten azınlıktayım. Geçenlerde acaba hakkını mı yiyorum diye bir daha izledim ama ı-ıh. Daha bile düştü gözümde. Bakalım Mr. Nobody'yi nasıl bulacaksın..

      Sil
  4. aaaa ne iyi düşünmüşsün de böyle bir seferde 30 soruyu birden aradan çıkarmışsın, okuması da keyifli hem :) çok özendim, galiba ben de yapacağım.

    Requiem for a Dream'i uzun süredir erteliyordum, bu vesileyle hemmen torrente koştum indiriyorum. İnşallah benim de yüreğimi dağlar da katıla katıla ağlarım. Bu arada Prada + Meryl Streep + Miranda Priestly ve sidebardaki Meryl gifi için benden de kocaman bir <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 😊 Teşekkür ederim Muzaffer, yap ziyarete gelelim. 'Requiem for a Dream'i seveceğine o kadar eminim ki. Meryl Streep içinse... yani Meryl Streep işte.

      Sil