Café Society

2016 model Woody Allen Hollywood'un Altın Çağına reverans yapan, mazi özlemli bir evvel zaman içinde masalı anlatıyor. Midnight in Paris'in çakırkeyif nostaljisi buna da sinmiş. Adam için repertuvarını tüketti, artık kendini tekrar ediyor deniyor. Doğrudur. Benzer tematik izlekler, aynı nevroz, aynı çıkmazlar, amma velakin malzemeleri değiştirmeden de farklı tarifler hazırlanabileceğini düşünmekteyim ben. Hem bir yandan dijital kameraya terfi etmiş, yeni bir görüntü yönetmeniyle üzerindeki ölü toprağı silkmiş taze şevkli bir Woody Allen var karşımızda. Filmografisinin en güzel görünen işleri arasında zirveye oynar Café Society. Evet yine genç kız olgun erkek gönül maceraları, evlilikte sadakat / sadakatsizlik, inanç, varoluş kaygısı hepsi bir arada. Fakat bu hayaller hayatlar seyrinin sırtını 1930lara dayayan zaman algısında insana dair öylesine zamansız ve baki bir esin var ki yine yeniden tadı damağımda kaldı. İkirciklerin kaynağındaki ikiliklerle de empati kurdum: iki hayat, iki kıyı, iki aşk, romantik idealler ve karşısında hayatın ta kendisi. Ayrıca aperitif olarak dekor, likör, caz, showbiz... Kalp kırıklıklarıyla tanımlanan karakterler, sonuca bağlanamadığı için rüyalara salınan aşklar ve ebedi bir çıkarma işleminin farkı olarak her sapakta karşımıza çıkan hayat devam ediyor sözü. Bazı yan hikâyelerin sebep olduğu ritim bozukluklarına rağmen pek bir anlaştım ya ben bu filmle. Ne bileyim, sanki onunla zevklerimiz ortak, aynı filmlerden keyif alıyoruz ve çocukları seviyoruz... başkalarının çocuklarını.

Yönetmen: Woody Allen
Yıl: 2016
Süre: 96 dk
Oyuncular: Jesse Eisenberg, Kristen Stewart, Steve Carell, Blake Lively, Jeannie Berlin, Corey Stoll, Sari Lennick, Parker Posey

2 yorum

  1. Jesse Eisenberg'i çok seven ama Kristen Stewart'tan hiç hoşlanmayan biri olarak bunların sürekli aynı filmde oynamasından şikayetçiyim. Bu, 3. ya da 4. ortak filmleri, bence bu kadar yeter.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla ben ikisini de seviyorum, hem birlikte kimyaları da güzel ☺️

      Sil