Florence Foster Jenkins

Stephen Frears'ın öğle yemekli alelade dost sohbetlerinden beraber film yapsak ya diyerek kalkışını gözlerimin önüne getirebiliyorum. 2000lerle birlikte neredeyse her yıl bir film çıkarıyor adam, onun da içinde bir Woody Allen var. Zamanının New York sosyetesinden sanat sevdalısı, musikişinas ama müzik kulağı olmayan bir hanımefendinin nerede durması gerektiğini bilmeyip opera şarkıcılığına heves edişi Frears'ın seyircisini tanıyan ellerinde bilindik biyografik film sularından uzaklaşıp şen şakrak bir güldürüye yelken açıyor. Sonuç kremşanti. Hafif, şekerli, sevecen, hatta gereğinden fazla nazik. Öyle ki bu nezaket derin deşmeye engel oluyor. Yoksa burada azim, yetenek ve eleştiri boyutlu gayet ciddi ve düşündürücü bir hikâye var. Meselenin trajedisine girilmiyor değil ama bir bakıp çıkacağız ayarlı daha çok. Ayrıca, Florence'ın aryaları boğazlanan bir mahlukmuş gibi katledişine biraz fazla bel bağlıyor film. Bu anlar bir süre sonra komik değerini yitirmeye başlıyor. Oyuncular imdada yetişmiş neyse ki. Meryl Streep her şeyden önce usta bir komedyen. Burada da komedide hüzün saklamayı harikulade beceriyor. Her zamankinden daha kibar ve asil bir Hugh Grant ise karakterinin en sevimsiz anlarına bile merhamet aşılamayı başarmış. Ve The Big Bang Theory ile yıldızı parlayan Simon Helberg, filmi neredeyse başrollerden çalacak kadar keyifli, eğlenceli oynuyor.

Yönetmen: Stephen Frears
Yıl: 2016
Süre: 111 dk
Oyuncular: Meryl Streep, Hugh Grant, Simon Helberg, Nina Arianda, Rebecca Ferguson

Yorum Gönder