Arrival

Her yeni filmle Hollywood mevcudiyetini biraz daha sağlamlaştıran Denis Villeneuve bu sefer yakın tarihli büyük bütçeli bilimkurgulardan çokça ödünç alan Arrival ile karşımızda. InceptionInterstellar ile çarp Gravity'ye böl, The Martian ekle, sonra daha eskilere uzanıp Contact parantezine al, gibi... Bu dile kolay, farazi denklemi filmi illâ yermek için söylemiyorum, alırsın dönüştürür kendinin yaparsın kimse sesini çıkaramaz. Gerçi Arrival'ın asıl sıkıntısı başka yerde. Ha şu var, bir yandan aksiyona bulanmış bilindik gişe bilimkurgularına nazaran gerçek anlamda savaşsız, silahsız bir anlatı girişimi ferahlatıcı. Heybetli, oval uzay araçlarından tut, yedi bacaklı mürekkep balığı uzaylılara, dünya dışından gelen niyetleri belirsiz misafirlerin bardak altı lekesi işaret dillerine kadar görsel dizayn kusursuz. Bunların yanı sıra Sapir-Whorf dilbilimsel izafiyet hipotezi üzerine uzaylılarla olası bir temas ve iletişim süreci fikri hikâyeye muazzam bağlamlara gebe müthiş bir başlangıç noktası sunuyor. Dilin insan algısı üzerindeki belirleyici rolü, zaman ve bellek üzerine etkisindeki öneminin kabulü vesaire, kedere ve mahva göğüs germek için lineer olmayan, zamandan bağımsız bir dil idraki keşfedilmeyi bekleyen, büyüleyici dünyalar aralıyor. Fakat Arrival insana dair vadettiği bunca introspektif içerikten ziyade, vaziyeti güya nasıl kurnaz ve ilginç (ama asla orijinal olmayan) şekilde sonuçlandırışına odaklanmasıyla (en azından bana) büyük bir hüsran yaşatıyor. Böyle bir konseptin sözde zeki, duygusal Amerikan yüzeyselliğiyle piç edilişini affedemeyeceğim.

Yönetmen: Denis Villeneuve
Yıl: 2016
Süre: 116 dk
Oyuncular: Amy Adams, Jeremy Renner, Forest Whitaker, Michael Stuhlbarg

Yorum Gönder