Finding Dory

Yeniden çevrimlere yüzsüz bir yaklaşım getirdiler şimdilerde, film stüdyoları aynı tası yeni hamam diye yutturabilmek için kıçıkırık nostalji paketlerini hem bir ön bölüm hem de bir devam filmi gibi kurguluyorlar artık. Pixar'ın bu aile terbiyeli su altı macerasının ilkine de bayılmamıştım belki, ama o bunun yanında istiridye içinde inci. Aslen kayıp balıkların rolleri değişmesi dışında ortada bir fark yok gibi duruyor. Hani kazanan formülü tekrarlayalım hesabı. Fakat bu seferki affedilmez bir suç işliyor: ilk film, basmakalıp hikâye anlatıcılıklarıyla bir Pixar filmi ne kadar olabiliyorsa o kadar yaratıcı ve hakiki idiyse bu bir o kadar ticari amaçlı, sönük ve hevessiz. Sonra bu, suyun dışında çok daha fazla zaman geçirdiği için bir noktadan sonra beynine hiç oksijen gitmiyor (Merhaba kamyon süren ahtapot). Bir yanda unutkan balık Dory, Morro Körfezi'nin mücevherine pirince giderken eldeki bulgurun değerini hatırlıyor, diğer yanda Pixar masum gözler ve aile saadetli flashbacklerle ağzımıza duygu şurubu dayıyor. Hakkında neredeyse hiçbir şeyi ciddiye al(a)mazken nasıl bir şeyler hissetmem bekleniyor anlamıyorum ben.

Yönetmen: Andrew Stanton, Angus MacLane
Yıl: 2016
Süre: 97 dk
Oyuncular: Ellen DeGeneres, Albert Brooks, Ed O'Neill, Diane Keaton, Kate McKinnon, Bill Hader, Sigourney Weaver

Yorum Gönder