Paterson

Cannes Film Festivalinde eleştirmen övgülerine mazhar olup eli boş dönen onca filmden bir diğeri Paterson'dı. Açık söylemek gerekirse Adam Driver'lı bu şehir hatları meditasyonuna ben de o kadar vurulmadım. Hani tek seferlik gezi için atlanır bu otobüse ama o kadar. Jarmusch'un şairane Paterson güncesi Paterson'da yaşayan Paterson isimli bir otobüs şoförünün rutininden hayatın anlamını damıtmaya girişiyor. Paterson'ın zen mizaçlı serbest nazım müsveddeleri gündelik gözlemler peşinde dalgın ve düşünceli ama asla iç karartıcı olmayan bir varoluş tahliline uzanıyor. Sıradandan şiirle başlayıp sıradanın şiirine geçiş yapmak isteyen bir anlatı buradaki. Tek nüsha defterin fotokopisinin alınması ısrarı Jarmusch'un olağana uyguladığı fotokopiyle hoş bir paralellik kuruyor. Bununla birlikte, tekdüzeye, sıradan insana ve iyi kalpliliğe övgünün yolu bir yere kadar. Filmin tuhaflıkları tuhaf olmak için tuhaf olmaya başlayınca içtenliğini yitiriyor. Çift yaratılma ve ikilik iması için bir bilemedin iki ikiz göstermek yeterliyken Jarmusch altıyı yediyi buluyor, adamın biri kendi kendiyle satranç oynuyor, gibi gibi. Hepsi yapmacık bağımsız sinema ayrıksılıkları. Final biraz toparlıyor diyeceğim ama yine de Paterson'ın iç kafiyeleri şöyle bir güzel ah ha! dediremiyor.

Yönetmen: Jim Jarmusch
Yıl: 2016
Süre: 113 dk
Oyuncular: Adam Driver, Golshifteh Farahani, Helen-Jean Arthur

Yorum Gönder