Things to Come

Bir tereddüdün tasviri Things to Come, sinema, edebiyat ve felsefeyi bir potada eritebilen. Düşünen insanın filmi bu. Düşünen bir insanın çözülüş hikâyesi. Şaşırtıcı şekilde hem haşin, hem narin. Öğretim görevliliğinin beyazperdeye izdüşen enfes portrelerinden biri buradaki. Entelektüel tatmine inat duygusal dağılışın orta yaş bunalımlı, acı idraki. Düşünce ve eylemin uzlaşamayışıyla dertte baş. Ve hayatta hiçbir şeyin bir başka şeyin yerini tutamayışıyla. Düşünce tarihi aksini iddia ediyor olsa bile. Öyle bir çözülüş ki Things to Come'daki, bireyin akılsal devriminin belirleyici ideolojik şemaları onun yanında beyhude kalıyor. Bu hüznün herhangi bir avuntusu da yok. Kitaplar, sayfalar, zihnin meşguliyeti hep bir kaçış ve hayat farkında olarak ya da olmadan bu tip kaçışlarda yaşanıyor. Nathalie'nin yitirdiği de bu işte. Onu bugününe kadar duygusal kırılganlıklardan esirgemiş, üzerine koya koya katılaşmış kabuğu çatlayıveriyor. Teorinin pratikte ağır sıçışı. İçten dışa, dıştan içe sızdırıyor o artık, homeostasisi alarm veriyor. Mia Hansen-Løve'ın filmi hem duygusal hem ussal bir araftan muazzam bir tematik yoğunlukla ışıyor. Felsefi alıntıları da bariz bir şekilde olana işaret eden değil, anlatının bağlamını zenginleştiren mahiyetleriyle henüz otuz beş yaşındaki senarist-yönetmenin pek çok çağdaşı için ders niteliğinde.

Yönetmen: Mia Hansen-Løve
Yıl: 2016
Süre: 102 dk
Oyuncular: Isabelle Huppert, Roman Kolinka, Edith Scob, Sarah Le Picard, André Marcon

Yorum Gönder