2017 Golden Globes: Törenin Ardından

İzlediğim en iyi ve en kötü Altın Küre ödül törenlerinden biri oldu dün geceki. Bir an sevinçle karışık heyecandan şebek sırıtışlarla ekrana kilitlendiysem diğerinde bıktırıcı bir antipatiyle surat asıp göz devirdim. Seyir sırasında tecrübe ettiğim bu duygusal gelgiti şimdi yapacağım lakırdıya da aktaracağım. Bir olumlu bir olumsuz düzeneğiyle 74. Altın Kürelerden izlenimlerim şunlar:
Törenin La La Land göndermeli (boynuzun kulağı geçtiği) müzikâl açılış numarasıyla kıpır kıpır bir başlangıç yapıp moda girdik. Bu prodüksiyon tertibi Altın Kürelerin salon partisi mizacının biraz üstüne çıktı gerçi, ama olsun. Oscar törenini hazırlayacakların bu eğlenceli açılışı gölgede bırakmak için çok çalışmaları gerekecek.

Jimmy Fallon'ın sahneye çıktığı, ağzını açtığı, espri yapmaya çalıştığı her andan tiksindim.

Bu thumbs up biraz kalabalık olacak, hadi bakalım: Adayından davetlisine törene teşrif eden şu üç yakışıklı göz kamaştırdı: Sırasıyla Moonlight'tan Travante Rhodes, Loving'den Joel Edgerton ve Nocturnal Animals'dan Aaron Taylor-Johnson.

Seviyorum ya şu sakal modasını, geceye gelen her 10 erkeğin 7'si sakallıydı galiba:


Kırmızı halının komple paket en güzel dişiyse Ruth Negga'ydı bence, bir selam da ona:

Yukarıda yakışıklılar listesinde yerini hakkıyla alan Aaron Taylor-Johnson'a oyunculuk ödülü vermek... Hem de o Nocturnal Animals denen şey için.
Kristen Wiig ve Steve Carell'in En İyi Animasyon Film kategorisini sunuşları törenin komik zirvelerinden biri oldu:

Tom Hiddleston gerzeği nerede ne yapmış da ödül hakediyor anlamıyorum ben. Hayır bir de yetmeyip konuşmasında Güney Sudan anekdoduyla politik aktivist pozlar vereyim derken kendini pazarlamaya getirdi ya işi... Magazine bel bağlamış yeteneksiz sahte-artistin adilikte yeni bir dip keşfediş anlarından biri var aşağıdaki videoda. Sonlara doğru konuşmanın seyircide tetiklediği yüz ifadeleri fazla nazik kaçıyor:

Ryan Reynolds En İyi Komedi Oyuncusu ödülünü Ryan Gosling'e kaptırınca Andrew Garfield'ı dudaklarından öpüyor. Reynolds'un eşi Blake Lively de yanlarında bu anın keyfini çıkarıyor. Hollywood'u sevmemek mümkünsüz.

Hem pansexual Deadpool'a Spiderman öpmek yakışır!
Şu ara La La Land'in zayıf yanlarını dile getirdiniz mi mazallah taş kalpli bir sinema düşmanı ilan ediliyorsunuz. İyi film, hoş film, keyifli film, zamanın karamsarlığına iyi gelen bir film La La Land. Fakat rekor ödül sayısıyla tarih yazmayı hak ediyor mu tartışılır..
Isabelle Huppert'i delice hakettiği ödülleri kazanırken izlemek ayrı, onun o yeni keşfettiğimiz çocuksu neşesine ortak olmak ayrı keyif. Ödül sezonunun unutulmaz anlarından biri oldu bu galibiyet.
Viola Davis'i seviyorum ama Meryl Streep'e Cecile B. Demille Yaşam Boyu Başarı Ödülünü takdim ederken dramatikliğin dozunu biraz fazla mı kaçırdı ne? 😕

Ve zirvede kapatalım.. Meryl Streep istese ödülünü kabul ederken kendi hakkında, kariyeri hakkında konuşabilirdi. Onun bir sanatçı olarak oyunculuk başarısının bilmem kaçıncı tasdikiydi çünkü bu. Ama o çıktı, oyunculuğun bir empati aracı olarak altını çizerken sanatçının hem örnek hem de vesile olabilecekliğinin unutulmayacak, tarihe geçecek bir örneğini verdi. Bundan aşağısı da yakışmazdı zaten.

4 yorum

  1. Meryl <3 hicbir sey soylemeye gerek yok onun icin.
    Bugun Isabelle'in serefine Elle'i izledim. Filmden sonra odul konusmasini tekrar izledim ve suphe duydum bu tepkiler gercek mi diye cunku inanilmaz bir oyuncu. Muthis!!!! Benim icin filmi ayakta tutan tek seydi.
    Steve Carell'in bu odul sunus seklinin bi hikayesi mi var yoksa iyi birsey bulduk devam ettirelim olayi mi?:D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım yarı düşünülmüş skeç yarı doğaçlama. Harikaydı ikisi de 😃

      Sil
  2. Hem de ne keyifti Huppert'in şaşkın ve coşkun bir halde sahneye fırlayışını izlemek (oscarlarda tekrarlanır umarım, bu prova olsun)... ve tabii Meryl Streep'in efsanevi konuşmasını da öyle. Muhteşemdi gerçekten, çok şanslıyız canlı canlı tanıklık edebildiğimiz için.

    YanıtlaSil