Moonlight

Moonlight ile ilgili dikkatimi çeken ilk şey yönetmen Barry Jenkins'in verdiği röportajlarda 'straight' olduğunun altını çizmesi oldu. Amerikan sinema eleştirmenlerinin başyapıt mertebesine taşıdığı, son on yılın en önemli filmlerinden biri ilan ettiği filmin ırk ve cinsiyet odaklı kimlik politikası bu kadar ön planda ve kritikken yönetmenin çıkıp kendi cinsel tercihini beyan etme gereği duyması düşündürdü beni. Bir heteroseksüelin bir homoseksüelin iç dünyasını anlayabileceğini, onunla duygudaşlık kurabileceğini mi vurgulamaktı niyeti, hani ben yapabildim siz de yapabilirsiniz hesabı? Yoksa bir set çekme miydi? O ya da bu, tartışmaya açık, ciddi bir mesele var burada. Moonlight da öyle bir film ki ne tarafa çekersen o tarafa gider. Amerika'da yoksul, siyahi ve eşcinsel olmanın tüm güçlüklerini içeriyor bu büyüme hikâyeli üç parçalı tablo. Tragedya esinleriyle işlenmiş anlatının kahramanı Yunan mitolojisinin en üstün sentoru, eğitici, şifacı Chiron ile adaş. Onu insanlık adına değerli kılan akıbet (ateşi çalıp insanlara armağan eden Prometheus'u kurtarmak için ölümsüzlüğünden vazgeçer) bu hikâyedeki kurbanlaştırmayı da edebi olarak meşrulaştırıyor. Chiron bir anlamda insanlığın iyiliği için acı çekmekte. Bu Moonlight'ın her şeyden önce sosyal bilinci had safhada bir vicdan muhasebesi olarak realize edildiğini açık ediyor. Barry Jenkins'in sinematik vizyonu materyali kuru bir sorumluluk projesinin ötesine taşıyacak kadar da başarılı hem. Görsel her imkânı kovalayıp senfonik bir güzellik, mavi ve siyah hakiki bir sinerji yakalıyor yönetmen. Bu biçimsel gözü peklik karşısındaysa tematik olarak kafa karıştırıcı şekilde muhafazakâr kalıyor film. Meydan okumuyor, sorgulamıyor, empatiden çok acıma duygusundan medet umuyor. İkinci kısımdaki zorbalık özellikle, (kendi tecrübelerimi de düşünerek) o kadar stereotip o kadar zorlama ki filmin karakterine dair derinlikli bir anlayış peşinde olup olmadığına dair şüpheye düşürüyor. Yine de bir basamak film olarak alkışlamak mümkün Moonlight'ı. Onun, tüm ehliliğine rağmen Amerikan siyahi kültürü için özellikle maskülinitenin bir kılık olduğu hususunda sunduğu örnekle ileri doğru bir adım olduğu söylenebilir. Keşke istemsizce de olsa yer yer, ben eşcinselimi mazlum, suskun ve içine kapanık severim, hele bir de 'closeted' oldu mu ballı lokma tatlısı takılmasaymış. Keşke Jenkins'in yakaladığı dingin hiddet ve içe atılmış hüzün anlarının yoğunluğundaki simyacılık biraz olsun içeriğe de bulaşabilseymiş. Keşke bütün de parçalar kadar güzel olsaymış.

Yönetmen: Barry Jenkins
Yıl: 2016
Süre: 111 dk
Oyuncular: Alex R. Hibbert, Ashton Sanders, Trevante Rhodes, Mahershala Ali, André Holland, Naomie Harris, Janelle Monáe

Yorum Gönder