2017 Oscar Töreninin Ardından...

Tarihe geçen bir demeç zaferden ziyade akıllara zarar o neydi gız finaliyle hatırlanacak 89. Oscarlar. En İyi Film ödülünü alan LGBT temalı ilk film olarak Moonlight'ın başarısı kaynaşma ve birlik adına muazzam bir adım. Tamam, bak gör Moonlight kazanacak diyenler vardı ortalıkta ama rekor sayıda Oscar adayı heyula gibi bir favoriyi devirecek olmasının ciddiyetiyle fazla ilgilenmeyen söylemesi kolaycılar olarak gördüm onları ben. Dün geceki büyük ödül sürprizi üzerine düşünülmesi gereken kritik bir sapmaya işaret ediyor. Bundan sonra Oscar yarışları hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak. Yeni bir dönem bu, sosyal medyanın toplumsal karar mekanizmaları üzerindeki etkinliğini daha da hissettirdiği bir dönem. Öyle ki bir ara herkesin sevgilisi olan La La Land'in En İyi Film Oscar'ını kaybedişinin ardında yatan ters tepmenin daniskası üzerine master tezi yazılır. Fitili sosyal medyada La La Land aleyhinde yazılan makalelerle ateşlenmiş bir sonuç var elimizde. Bir farkındalık eylemi olarak gelişen, Hollywood liberallerinin Trump Amerikasının karanlık geleceğine karşı yüksek sesli bir uyanın çağrısı bu. La La Land gibi bir gerçeklerden kaçışın değil Moonlight gibi bir gerçeklerle yüzleşinin zamanı dediler.
Böyle bir motivasyonla hareket eden bir ödül töreninin İranlı olduğu için ABD'ye girişi yasak yönetmen Asghar Farhadi'nin The Salesman'ini Toni Erdmann'a tercih edişine fazla sinirlenmemeliydim dün gece. Oscar takipçisi genç arkadaşlarım, ödül sezonlarının bünyenizde sebep olduğu eğlenceli fanatizmin zamanla seyreldiğine tanık olacaksınız, fakat yine de ara ara hortluyor bu benimki seninkini döver cilvesi.

Farhadi'nin gönderdiği kabul metninden:
"Törende bulunmayışım ülkem halkına duyduğum hürmettendir."
Peki kazananı yanlış açıklama rezaleti dışında törenden aklımda neler kaldı? Fazla bir şey değil. Özgün Şarkı kategorisi adaylarından birinin takdimini akıllıca aradan çıkaran Justin Timberlake'lı müzikli danslı açılış ile keyifli başladı aslında tören.
Fakat sonra Jimmy Kimmel'ın Donald Trump hedefli tembel esprilerinden oluşan monologuyla beraber bayır aşağı gitmeye başladı her şey (tekrar olacak ama sonda da topluca bir güzel çakıldık zaten):
Viola Davis'in dünya onun etrafında dönüyormuşçasına yaptığı ağdalı, aşırı dramatik gecenin en kötü kabul konuşmasında tek eksik mukustu:
Emma Stone'un Isabelle Huppert'in hayallerini söndüren podyum yolculuğunu bu ödül sezonu boyunca yaptığı en içten ve sevimli konuşmayla affettirişi de aklımda kalmış:
Evet, galiba bu kadar.
En İyi Film dahil 3 Oscar kazanan Moonlight ile ilgili son bir şey. Barry Jenkins'in filmi geçmişi boklu Akademinin hakettiğinden çok daha iyi bir film. Fakat bu, onun benim için 2016'nın en iyisi olmamasını bırakın yılın en iyi LGBT filmi bile olmadığı gerçeğini değiştirmiyor. Yine de çokça sevinip, umutlandım. Daha gidecek çok yolumuz var.

4 yorum

  1. sıkıcı töreni twitterdan takip ediyordum. la la land'in en iyi filmi aldığını okuyup tam çıkacakken birden art arda Oh my god'lar What's happening'ler düşmeye başladı uykum açıldı :D

    denzel washington da amma bozuldu. İnsan o kadar tecrübeden sonra suratına yansıtmaz ahahha

    Eline sağlık AFK

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Denzel Washington biraz olsun hakediyor olsaydı bari... Bak Isabelle Huppert'e kadın ne şık kaybetti. Asalet ayrı bir şey, herkese nasip olmuyor.

      Teşekkür ederim 🤗

      Sil
  2. The Salesman’i çok seviyorum ben, ama onun ve Moonlight’ın zaferinin politik mevzulardan azade, sırf sinemasal yetkinlikleri sayesinde gerçekleştiğine inanabilsek hepimiz keşke. Tabii geçen yılki Spotlight'la karşılaştırırsak çok daha kaliteli ve umut vadeden bir iş Moonlight, o yüzden sonuçtan ben de memnunum biraz :)

    Viola Davis mukuslarından seyirciyi mahrum etmemek için yine elinden geleni yaptı gerçekten de, neyse sırasını savdı, artık rahatız 😂 Törende ömür törpüsü yerel saatimiz yüzünden ben de sıkıldım bayağı. O feci itici tur otobüsü zırvasından sonra da tepem attı, kapattım yattım. Kapatmaz olaydım. Skandalı kaçırdım :( Yapımcıları kürsüye çağırıp, 5 dakika boyunca konuşturduktan sonra “sorry .s.s” diyip sahnede Oscar değiş tokuşu yaptırmalar falan ne büyük rezillik ama yaa, düşündükçe ben utanıyorum…

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rezalet ya öyle böyle değil. Bu arada Jimmy Kimmel'ın töreni idare edişi için de fena konuşmuyorlar ama yaani o kadar bayık, bitse de gitsek sundu ki olduğundan daha uzun hissettirdi. Bir de Ellen Degeneres özentisi segmentler filan, eline yüzüne bulaştı. Bir sonraki gün hatırlanmayacak tören işte bir hareketle tarihe geçiverdi..

      Sil