Ghost in the Shell

Mamoru Oshii'nin gelecekte siber suçlarla mücadele eden sayborg polisler hikâyeli 1995 tarihli kült animesini yere göğe sığdıramayanlardan biri değilim ben. Bununla birlikte, aynı adlı manga serisinden uyarlanmış o filme öyle çok bayılmasam bile onun teknoloji ile bir küs bir barış entelektüel şarjını, olası makina bedenli insan zihinlere kavramsal yaklaşımlarını takdir etmemem mümkün değil. Aynı anda (en azından benim için) hem büyüleyici hem de sıkıcı olmayı başarabilen bu animenin tematik cüreti bizlere The Matrix gibi bir başyapıt kazandırdı sonuçta. Wachowski kardeşler her fırsatta Ghost in the Shell'in The Matrix için ne kadar büyük bir ilham kaynağı olduğunu dile getirirler. Hollywood sürüm bu yeni uyarlama ise tahmin edildiği gibi dıdısının dıdısı pozisyonunda. Amerikan seyirci için özel olarak aptallaştırılmış anlatı kıçıkırık aforizmalar sayıklamayı zekâ ile karıştırırken, agresifçe girişilen ve fakat monotonlaşmayı başaran evren yaratma hevesi bu yeni filmin odağının "hayalet"ten çok "kabuk" olduğunu bir güzel belgeliyor. Holografik reklam panolar, robot geyşalar ve sürekli veri akışlı parlak LED ekranlarla yüzey cilalamada üstüne olmayan film aynı gayreti düşünmeye teşvik edecek bir içerik bütünlüğü kurmak için sarfetmeyince de sistem ciddi hata veriyor. Özünde insanı insan yapan niteliklerden, belleğin hayati öneminden dem vuruyor güya Ghost in the Shell. İnsan beyninden bir türlü vazgeçemeyen bir ileri teknoloji sorunsalıyla muazzam açılımlara gebe bir materyal var elde. Yine diyeceğim, ben anime filmin de bunda yüzde yüz başarılı olduğunu düşünmüyorum. Ama o en azından mevzuyu nasıl ele alması gerektiğini gayet iyi biliyordu. Kabuğun içi daha baştan boştuysa bile Oshii'nin filmi onu bir şekilde sağlam tutmayı, ona mistik bir kılıf oluşturmayı başarmıştı. Bu live-action filmde ise kabuk tutanın elinde kalmış. Kırılmış da.

Yönetmen: Rupert Sanders
Yıl: 2017
Süre: 107 dk
Oyuncular: Scarlett Johansson, Pilou Asbæk, Takeshi Kitano, Juliette Binoche, Michael Pitt

Yorum Gönder