Gifted

Gifted'in iki gül iki duygulan aritmetiğinden milenyum problemi çözercesine üstün bir sinemasal deha beklemenin abes olacağına ben de katılıyorum. Fakat kusura bakmayın, bu isimde bir filmin bu kadar beyin özürlü olmasını işlemden geçiremiyor aklım. Annesi intihar edince dayısının yanında büyüyen çıtı pıtı bir matematik dâhisinin mutlu geleceği mevzubahisken, torununun oğlunun yanında gerçek potansiyeline ulaşamayacağını düşünen anneannenin ortaya çıkmasıyla beraber zorlama bir velayet davalı inanması güç bir mahkeme draması izlemeye geçiyoruz. Yeğen, dayı ve tek gözlü pisicik Fred ile şirin domestik vaziyetler, hedefi tutturan birkaç espri ve üstün yetenekleri idare etmeye dair bir iki basit gözlemle zararsız başlıyor film hâlbuki. Tamam, sağduyudan herkesin yeterli miktarlarda nasiplenmediğinin farkındayım. Ama bu durumun anlatıyı sürdürecek saçma sapan karakter çatışmaları üretmek için buradaki kadar istismar edilişine alerjim var benim. Sonra, film küçük kızın dehası hakkında en ufak bir merak hissi uyandıramayıp onun iç dünyasına dair minnacık da olsa bir resim çizemeyecek kadar kafasız üstelik. Sadece bunlarla da kalmayıp çıtayı iyice yükseltiyor Gifted. Milyarda bir bir üstün yetenekten bahsedilirken anneanneden anneye ondan kızına geçen bir süper DNA dolaşıyor ortalıkta. Felsefe profesörlüğünden tekne tamirciliğine "düşmüş" dayı mazlum stereotipini aşındırıyor. Aynı adam bu zamana kadar okula göndermeyip de evde yetiştirerek ileri zekasını iyiden iyiye parlattığı yeğeni için birdenbire yetersiz ve ihmalkâr ilan ediliyor. Hemen her karakterinden duygu sömürüsü yolmaya girişen film kedi Fred'e de bulaşmıyor mu, işten o an benim tepem atıyor. Ha unutmayayım, bir hastane sahnesi de var ki hayatımda gördüğüm en kötü senaryo yazarlığı örneği olabilir.

Yönetmen: Marc Webb
Yıl: 2017
Süre: 101 dk
Oyuncular: Chris Evans, Mckenna Grace, Lindsay Duncan, Octavia Spencer, Jenny Slate

Yorum Gönder