Summer 1993

Berlin Film Festivalinin bu yılki En İyi İlk Film ödülünün sahibi Summer 1993, henüz altı yaşında öksüz kaldıktan sonra dayısı ve yengesinin yanında büyüyen yönetmen Carla Simón'un hayatının bu yaralı erken döneminden izler taşıyor. Bilindik dokunaklılıklara ve ucuz duygu sömürülerine prim vermeden, küçük bir çocuğun anı defteri naifliğinde öyle iç yakan bir duygusal mahrumluk yakalıyor ki Simón'un filmi, izlerken gözyaşı dökmeyene aşk olsun. Çocuk bakışını, çocuk kalbini birebir, hiç katışıksız aktarabilen, seyircisine kendilerinin ufaklık oyunlarını ve ya hep ya hiçli ilk ciddi endişelerini hatırlatan minik bir mucize var burada. Matemin öyle çabuk kavranamadığının ama bir dank etmeye görsün acıyı en derinlere işleyecek şekilde katladığının bu evrensel resmi yas tutmanın, bilhassa çocuklukta, nasıl uzatılmış salımlı bir süreç olduğuna en masumundan bir ağıt yakıyor. Acıdığını tam anlamıyla fark edebilmen için sevgiyi yeniden tatman gerek de demiyor mu film, bir içim su. Perspektifi korumak ve hikâye gidişatı için ilgi çekici bir belirsizlik uyandırmak için anne ve babanın nasıl ve neden öldüklerinin mümkün olduğunca saklanmasına (onun adamakıllı realizasyonu bambaşka bir şey çünkü, yönetmeni araştırıp öğrenebilirsiniz) ve ayakkabı bağcıklarının basit ama incelikli, çocuksu metaforluğuna ayrıca alkış.

Yönetmen: Carla Simón
Yıl: 2017
Süre: 96 dk
Oyuncular: Laia Artigas, Paula Robles, Bruna Cusí, David Verdaguer

Yorum Gönder