Kaygı

Pek çoğumuzun bugün Kaygı ile aynı kaygıları taşıdığı acı gerçeği, onun fazlasıyla cesur bir film olduğuna hemfikir olmamızla birlikte ülkemiz sosyolojik koşullarının vahametini açık ediyor. Yarın bir gün geri dönüp bakılınca Ceylan Özgün Özçelik'in politik şarjlı bu ilk filmi Türkiye için bir hukuk ve adalet son çağrısı olarak hatırlanabilir pekâlâ. Çünkü yönetmen Kaygı'da güncel ve yakın geçmiş için mühim bir hafıza kaydı alıyor. Burada, gitgide azalan basın ve ifade özgürlüğünün oluşturduğu yüksek gerilim hattı, Sivas Katliamı gibi lekenin en karası bir toplumsal travmanın yükünü kişisel kâbuslara aktarmada. Revaçta inşaat sektörünün betonarme duyarsızlıkları ve günbegün yok edilen tarihi doku da, İstanbul'da kişiliksiz bir kentsel dönüşüme kurban gitti gidecek eski bir apartman dairesine kafa içi mahiyeti kazandırmak için gerekli tali psikolojik hasarı sağlamada elinden geleni ardına koymuyor. Ne var ki tüm bu düşünsel potansiyeline rağmen film içeriğinin aşinalığının ötesine geçmeyi başaramıyor bir türlü. İçinde bulunduğumuz topluma bir ayna tutuyor tutmasına ama seyircisini ciddi anlamda dönüştürecek mecali yok maalesef. Bunun bir sebebi Özçelik'in atmosfer yaratımı uğruna ruhsal bunalımın görsel ve işitsel emareleri ile fazla oynuyor oluşu. Bir noktadan sonra ne zaman devreye gireceğini kestirebildiğiniz buyurgan ses çalışmasından tutun, sisli puslu, odak kaymalı görüntü bulandırmalı, omuz üstünden defalarca geri bakmalı sallantıda bellek imalarına kadar her dokunuş daha önce çokça kullanılıp eskitilmişlikleri bir yana incelikten yoksunlar. Aynı eleştiriyi kimi metinsel ifadeler için de tekrar edeceğim. Yani tamam şaka gibi bir memlekette yaşıyoruz ama spikerin "ne görüyorsanız o, ne duyuyorsanız o" diye kapattığı TEK TV ana haber bülteni, göndermesini fevkaladenin zorlama bir fevkinde icra ediyor sanki. Yandaş medya trajikomedimiz abartı kaldırır kaldırmasına da, biraz daha düşünülmüş, hatta sinsi, ikili oynayabilen belirteçlere ihtiyaç var. Hani anlatısal ustalığı filan geçtim Türkiye'de politik film çekmek savaş alanında hayatta kalma mücadelesi vermek gibi bir şey olsa gerek. Çok daha kurnaz olmalı, açık hedef olmaktan kaçınmalı. Bir de sosyal farkındalıktan az çok nasibini almış hedef kitle belliyken olanı göstermekle yetinmeyip birkaç adım ileri gitmek gerektiğini düşünüyorum. Uyuşmaya değil uyarılmaya ihtiyacımız var. Kaygı uyaranı bolluğuna rağmen tuhaf bir şekilde hissizleştirici, güçsüz düşürücü bir etkiye sahip.

Yönetmen: Ceylan Özgün Özçelik
Yıl: 2017
Süre: 94 dk
Oyuncular: Algı Eke, Özgür Çevik, Kadir Çermik, Selen Uçer, Taner Birsel, Nazan Kesal, Kerem Kupacı

Yorum Gönder