Murder on the Orient Express

Zaten daha fragmanda Hercule Poirot'ya ben muhtemelen dünyanın en iyi dedektifiyim dedirdiklerinde bu yeni uyarlamadan bir halt olmayacağını anlamıştım. Eserlerinin uluslararası satış rakamlarıyla ancak İncil ve Shakespeare'in baş edebildiği, polisiye romanların kraliçesi Agatha Christie'nin, eşsiz gri hücreleri ve bakımlı bıyıklarıyla meşhur, yumurta kafalı hafiyesi Poirot 'muhtemelen' kelimesini asla eklemezdi oraya. Kibirliydi evet, ama kibrinin ardını doldurabiliyordu: gelmiş geçmiş en iyi dedektifti bu Belçikalı janti beyefendi. Öyle ki 6 Ağustos 1975'te The New York Times onun ölüm haberini ilk sayfadan verecekti. Agatha Christie'nin en çok bilinen eserlerinden Murder on the Orient Express ise 1974 tarihli Sidney Lumet filmiyle yazarın kendisinden de onaylı şık bir uyarlamaya kavuşmuştu zaten. Şimdi o filmin yıldızlar geçidi prodüksiyonuna 2017 güncellemesi, çalımından geçilmeyen Sir Kenneth Branagh'dan geliyor. Onun Poirot yorumu ve Murder on the Orient Express'i için söyleyebileceğim en iyi şey eserin kendisine duyduğumuz ortak hayranlığı hissedebilmiş olmam. Onun dışında bu trenin bir yere varmayı bırak, istasyondan ayrılmayı bile başaramadığını düşünüyorum. İstanbul'dan Londra'ya yüksek sosyeteden müşterilerini taşıyan lüks Doğu Ekspresinde işlenen, ardında pek çok hayatı karartmış bir trajedi saklı bu cinayetin çözümlemesi Hercule Poirot'nun kariyerinin mihenk taşlarından biri. Ceza etiği ve ahlaki görelilik gibi hassas duraklara varan, cinai romanlar tarihinin en meşhur, efsanevi sonlarından birine sahip Murder on the Orient Express. O sebeple sadece bir tahmin oyunu olarak görülmesi esere haksızlık olur. Aynı bağlamda Branagh'ın kendi ego tatminini pek sevdiği Poirot rolünde onun bu serüveniyle değerlendirmesi gayet anlaşılır çünkü Poirot gibi idealist ve ilkeli bir mükemmeliyetçinin yaşananlar karşısındaki tutumu az buz bir karakter tahlili vadetmiyor. Ancak ve ancak bu, vagondaki diğer yolcuların karakter gelişimlerini ve özgeçmişlerini kırpmak anlamına gelmemeliydi asla. Poirot'yu Poirot yapan titizlik ve simetri hastalıklı antikalıkları değil ki sadece, karıştığı olaylar, etrafındaki insanların hikâyeleri ve bizzat bunlar ışığında onun tavırları ve dünya görüşü de cazibesi için en az hâl ve hareketleri kadar belirleyici. Bu yüzden de her soruşturmada son perdeye kadar mesafeli bir görev adamıdır Poirot. Noktayı en teatralinden mükemmel koyar o ayrı, ama buradaki gibi baştan sona bütün ilgiyi emmez katiyen. Bırakır gelişir olaylar, izler, gri hücrelerini çalıştırır. Araya karşılıklı etkileşimler vesilesiyle bir iki eksantriklik sıkıştırır ya da sıkıştırmaz. Gizli başroldür o. Peki, iyi de yeni uyarlama için böyle bir yorum uygun görülmüş, olması gerekenlerde neden bu kadar ısrarcı olmalıyız ki diye sorabilirsiniz. Ben de böyle olmadığı müddetçe herhangi bir Agatha Christie uyarlamasının olay örgüsü işleyemez hâle gelir derim size. Tutuculuk değil, yapısal bir özen söz konusu burada. İtina ile kurulmuş, adımları belli müthiş komplolar çünkü bunlar. Hem sonra sonuç ve gönderilen mesaj süreci ne kadar gölgede bırakacaksa bıraksın, ne kadar tartışmalı olursa olsun bir polisiye roman bu. Onun sinema diline tercümesi layığıyla yapılmalı. Deliller, ipuçları, kandırmacalar dedektifin olduğu kadar seyircinin de erişiminde ve açık olmalı. Branagh'ın filmi tüm odağını Hercule Poirot'da tutup hem entrikayı hem de diğer yolcuları unutuyor sonra da kalkıp sonucun çarpıcılığından medet ummaya kalkıyor. Kitapta okuru düşünmeye iten, gizemi körükleyen ipuçları ve çözümler filmde yalapşap geçiştiriliyor. Eklenen aksiyonun gereksizliğine, sonun Leonardo da Vinci'nin "Son Akşam Yemeği" tablosuna görsel gönderme yapan gereksiz dinsel, vıcık vıcık melodramına ne demeli? Dönem filmi olduğunu iddia edip içine ırkçılık meselesini sokuşturmalarına filan hiç girmek istemiyorum. Her şeyi geçtim bari bir tren yolculuğu hissi yaşatabilselerdi, yok. Bir de sanırım ben daha önce böylesi alelacele olup da bu kadar uzun süren bir film izlememiştim. Branagh'ın espri konusu olmuş abartılı takma bıyığı filmin kendisi için müthiş bir simge kesinlikle: şişirilmiş, kaba ve sahte.

Yönetmen: Kenneth Branagh
Yıl: 2017
Süre: 114 dk
Oyuncular: Kenneth Branagh, Michelle Pfeiffer, Daisy Ridley, Leslie Odom Jr., Tom Bateman, Josh Gad, Johnny Depp, Judi Dench, Penélope Cruz, Willem Dafoe, Derek Jacobi, Lucy Boynton, Olivia Colman

Yorum Gönder