The Killing of a Sacred Deer

Yunan arıza auteur yine yapmış yapacağını. Cannes 2017'deki kimi gösterimlerinin akabinde festivalin gelenekselleşmiş yuhalamalarından nasibini alan The Killing of a Sacred Deer ödül seremonisinden de eli boş ayrılmamış, senaryosu baş tacı edilmişti. Yönetmenin kendine has absurdist evreni The Lobster'dan sonra bu ikinci İngilizce film macerasında da dil değişiminden zerre etkilenmeden boyutlarını genişletmeye, yeni yeni sadizm kuyuları keşfetmeye devam ediyor. İlhamını Yunan mitolojisinden, krallar kralı Agamemnon'un Troya Savaşı arifesinde yanlışlıkla kutsal bir geyiği öldürmesi üzerine avcılık ve vahşi doğa tanrıçası Artemis'in hışmını üzerine çekmesi ve beraberinde kan pahasını ödemeye mahkûm edilmesinden alan film, mitoloji ile Hristiyanlık arasındaki noktaları birleştirip tanrı - insan sürtüşmelerine baba - oğul odaklı klinik bir tablo sunuyor. İsa'da vücut kazanan Tanrı'nın onu feda ederek insanlıkla tekrar bütünleşmesi inanışı antik Yunan tragedyası göbek bağlı The Killing of a Sacred Deer'ın açık ameliyata alınan kalbinin attığı yer. Lanthimos'un filmi kendi kanlı geçmişinin ateşi içinde yana yana kavrulan insanlığa bu dünyadan başka bir cehennem yok diyor. Buradaki gazap günahkâr doğmakla, günahın kalıtsallığıyla ilgili. Baba ile evladın bir olduğu, insanlığın ta kendisi olduğu bir denklemde babanın günahları evladının boynuna. Yani aslen mesele göze göz dişe diş meselesi değil, karmanın oyunu değil bu. Bir intikamın alınması, ilahi bir adaletin vuku bulması anlatısı da değil. Kolektif bir suçluluk duygusunun anamızı ağlatması yatıyor The Killing of a Sacred Deer'ın özünde. Ve asıl yaralayan, acıtan, suçlu olduğumuza, başımıza gelenleri hakettiğimize yürekten inanmamız. İçgüdüsel ya da öğrenilmiş, medeniyetimize içkin ceza kültürü kurbansız yapamayan, en amansız, kadirimutlak tanrımız bizim. Felçliyiz karşısında, kılımızı kıpırdatamıyoruz ve kan ağlamaya devam ediyoruz. Lanthimos'un artık imza hâline getirdiği fesat sosyopatisi bağlama cuk oturuyor. Trajik ironiyi komik ve dramatik etkiler yaratmak için ustaca kullanan bir 21. yüzyıl Yunan tragedya yazarı muştuluyor The Killing of a Sacred Deer. Onun bu mukaddes zebanisi varoluş marazlarımızın semptomlarını açık ediyor birer birer ve kendi kendimize yaşattığımız kadim terörü gözler önüne seriyor.

Yönetmen: Yorgos Lanthimos
Yıl: 2017
Süre: 121 dk
Oyuncular: Colin Farrell, Barry Keoghan, Nicole Kidman, Raffey Cassidy, Sunny Suljic, Bill Camp

Yorum Gönder