İşe Yarar Bir Şey

"Bir özel dil olmakla birlikte şiir bir iletişim aracıdır." diyor Türk şiirinin annesi Gülten Akın. İşe Yarar Bir Şey'in başkarakterinin, yalnız kadınının tren yolculuğuna eşlik ediyor o, Kırmızı Karanfil ile.

Birisi diyordu: Bundan böyle
Şiir acının mutsuzluğun
Korkunun kuşkunun olacak
Öfkenin bile değil


İşe Yarar Bir Şey herkese küsmek için sebep arayan müşterek bir kayıplığın kısa öyküsünü anlatmakta, her daim demli bir efkârın akisleri altında gündeliğin çırpınışlarından beslenen bir şairin şimdisi, geçmişi ve geleceğiyle aynı anda yüzleşmesini dizelemekte. Camdaki yansımalarında yaşamış bir kadın. Hep -mış ama. Kip hiç değişmiyor. Öyle bir tecrit hâli. Julio Cortázar'ın Sarı Çiçeğinin peşinde. Daha büyük, her şeyi kapsayan bir mana için can atmak. Merak mı bizi her yeni güne çıkaran? Umut? Bir şey var kesin tüm bu sürekliliğin altında yatan. Varoluş, yok oluş, hiç olmayış. Pelin Esmer'in filminin fotoğraf şiir duyarlığı, karakterlerinin refleksif, melankolik ruh hâllerine gereken özeni gösterdiği ışık oyunları takdirlik. Problem konuşulan ve söylenenlerin fazlalığında, varoluş sıkıntısını kelimelere döküşlerde burada. Bir şairin içsel yolculuğunu sinemasal anlatmak için sözcüklerden bu kadar medet ummakta ironik bir hata var bence. Hele ki filmin kendisi yakaladığı muazzam görüntülerle sayfalar dolusu iletişebiliyorken. Türkiye sinemasının her türlü monolog, diyalog sorunu burada da devam ediyor. Seyircisine seyircisine konuşuyor her bir karakter, bir dinleyeninin varlığından emin. Oysa tam da böylesi bir karakterin hiçbir şeyden emin olamaması lazım. Yazdıklarının, düşündüklerinin, söylediklerinin sahici bir muhatabının olup olmadığının belirsizliğinde günden güne kekremesi, özneliğini sorgulaması lazım onun. Bu eksik, sözler ve sayıklamalarla ifade edilmeye gelmiyor işte. İşe Yarar Bir Şey yapmak istediklerini hissettiriyor hissettirmesine ama çok daha güzel bir filmin kusurlu bir yüzeydeki yansımasından fazlası olamıyor. Bu da bir şey tabii. Ha bir de Başak Köklükaya duru oyunuyla büyülüyor. Görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki'nin nefes kesici karelerine ondan daha çok yakışan yerli bir oyuncu bulmak zor.

Yönetmen: Pelin Esmer
Yıl: 2017
Süre: 104 dk
Oyuncular:  Başak Köklükaya, Öykü Karayel, Yiğit Özşener

2 yorum

  1. yine hislere tercüman olmuşsun teşekkürler
    yani gökhan tiryaki bu kadar aşmışken... ne zaman aşılacak bu 'seyircisine konuşma' işini acaba..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim. Bekliyorum ben de, bakalım ne zaman...

      Sil