Black Panther

Black Panther
Marvel Sinematik Evreninin Aslan Kralı, Blade'den bu yana hissedilen siyahi süper kahraman başrol eksikliğini doldurmaya gelmiş. Bu kapsamda başarıya eriştiğini yadsımayacağım. Gerçi yine şu patentli Marvel kalıbından çıkma, kahramanımızın gücüne nasıl kavuştuğundan dem vuran vasat bir köken hikâyesi anlatıyor film. Olay örgüsü denince stüdyonun alışılagelmiş kısıtlı vizyonu her zamanki gibi baş sedir​de. Ancak Black Panther resmettiği kültürel zenginlik ile sürüden ayrılmayı biliyor. Çekinmesizce ve iftiharla, göğsünü gere gere kucaklıyor kavminin renklerini. Hor görülmüş siyahi kimliğe asaletini iade ediyor. Üstün bedensellikleriyle mahallenin yeni havalı çocukları onlar artık. Afrika'nın El Dorado'su, kurmaca ülke Wakanda teknolojik olarak dünyanın geri kalanına fark atmış bir siyahi cenneti olarak sunuluyor. Siyahi kitlelerin sinemasal dilek doyumlarını süper güçler vadeden afyonuyla işte böyle gerçekleştiriyor Black Panther. Neoliberal sosyopolitik ajandası ve popüler kültür referanslarıyla şimdinin filmi olduğunun altını çizmeyi de ihmal etmiyor bir yandan. Yalnız, diplomasi vurgusunun ardını doldurabildiği söylenemez. Irkçı bir film bir kere Black Panther. Şu koşullar altında öyle de olmak zorunda ister istemez. Fakat ne yalan söyleyeyim, primitiflik, agresiflik yakışıyor bu kara pantere. Özgünlüğünü ve sahiciliğini onlarda buluyor çünkü. Bir yandan da siyahi beden fetişi tekrar gün yüzüne çıkıyor, Jordan Peele'nin Get Out'unu çağımızın başyapıtlarından biri ilan edercesine. Tüten, hayvani, erotik, müthiş kavisli vücutlar beyaz alıcılarına takdim ediliyorlar sanki. Bu sefer de kendi öznelerini metalaştırarak tersine bir ırkçılık yapmış oluyor anlatı. Farklıyız, ama aynıyız, ama farklıyız ya işte demeye getiriyor. Bununla birlikte gündeme birtakım fazla aşikâr göndermeler yapma gayreti tökezletiyor filmi. Politik duruşu yer yer şizoid semptomlar sergiliyor. Wakanda teknolojik çağ atlamışlığına rağmen hâlâ kılıç kalkanla, dövüş ustalığıyla seçiyor liderini. Ülkenin gelenekçi dünya görüşü ile teknolojik gerçekliği arasında inanılması güç bir uçurum var. Yine, kadın - erkek güç dinamiklerinin eşitlikçi işlenişi de böylesi muhafazakâr bir toplum tanımı için fazla göstermelik kaçıyor. Ne yardan ne serdenci bu naif zihniyete kıçıyla gülen bir dünyada yaşadığımız unutuluyor resmen. Bu anlamda olası bir idealden çok asla ulaşılamayacak bir hayalin tasvirini yaptığının pek farkında değil gibi Black Panther. Yani şu kurulum içinde uzun vadede kitleleri yetkilendirici, onları harekete geçirici bir etkiden çok uyuşturucu bir nitelik söz konusu sanki. Bu yüzden kapanış jeneriğinin ardından gelen sahnede akıllı, duyarlı insanlar köprüler kurarken, ahmaklar duvar örer dediren Donald Trump göndermesi Black Panther evreninin siyasi bağlamının ayaklarını yeryüzüne bastığı değil, yükseklerden bir yerden kıç üstü düştüğü nokta oluyor. Yine de günün sonunda etnik öğelerinin rengârenk danslarıyla, müzik kulağıyla, şevkinin bulaşıcı ritmiyle, Afro tafrası ve kendine çocuksu güveniyle eğlenceli bir seyirlik sunuyor film.
Yıl: 2018
Yönetmen: Ryan Coogler
Senaryo: Ryan Coogler, Joe Robert Cole
Süre: 134 dk
Oyuncular: Chadwick Boseman, Michael B. Jordan, Danai Gurira, Daniel Kaluuya, Letitia Wright, Sterling K. Brown, Angela Bassett, Lupita Nyong'o, Winston Duke, Forest Whitaker, Andy Serkis, Martin Freeman

 Yorum Gönder