A Quiet Place

Fikrim geldi filmlerinin süzme salak bu son örneği korku öğeli bilimkurgu olacağım diye yola çıkıp doğum kontrol temalı, akıllara zararlıkta ibretiâlem bir kamu spotuna dönüşüyor. Şimdi şunu bir açıklığa kavuşturalım: En ufak gürültüde kapına gelen komşundan kat be kat daha hassas kulaklı ölümcül uzaylıların taşınır taşınmaz buranın yeni sahibi biziz diye fink attığı kan revan bir dünyaya çocuk doğurmak hangi akla hizmet ediyor? Niye hamile kalıyor ya bu kadın? Nedir bu üreme sevdası, kıyamet koşullarında tüm aileyi tehlikeye atan bu soyumuz yürüsün serseriliği? Nuh'un gemisi oyununuzu gemiye çıktıktan sonra oynasanıza. Yok eğer bir canlı bomba peydahlayıp toplu intihar düşüncesinde idiyseniz, biz oturmuş neden sizin hayatta kalma mücadelenizi izliyoruz? Niçin aldırış edelim? Sorular sorular... Girişi yatakla kapanmış bir yeraltı odasında yeni doğacağa beşik hazırlanıyor, bir yanda oyuncaklar diğer yanda annenin kameraya doğru sevgi dolu ellerle yerleştirdiği minik bir oksijen maskesi. Bebeğin ağlama problemine karşı aldıkları çığır açıcı önlemle de ailemizin katıksız Amerikanlıkları tescilleniyor bir güzel. İnsanlığın sonuna çeyrek kala bir grup bağıra çağıra et beyinliyle çekirdek aile duyarı ve cinsiyet rolleri çalışıyoruz bir buçuk saat. Çıt çıkarmama üzerine kurulu zorunlu sessizlik konseptinin tüm olası ilgi çekiciliği de bu sağır edici dangalaklık karşısında heba oluyor böylelikle. Hem bakmayın onu bile yanlış anlamışlar, film gürültü fırsatlarının hiçbirini kaçırmıyor. Tüm paketin bir ebeveynlik alegorisi olduğunu söyleyenler var, hani bu devirde çocuk yetiştirmek vesaire üzerinden. Şşş! Hayır. Hayır!
A Quiet Place
Fikrim geldi filmlerinin süzme salak bu son örneği korku öğeli bilimkurgu olacağım diye yola çıkıp doğum kontrol temalı, akıllara zararlıkta ibretiâlem bir kamu spotuna dönüşüyor. Şimdi şunu bir açıklığa kavuşturalım: En ufak gürültüde kapına gelen komşundan kat be kat daha hassas kulaklı ölümcül uzaylıların taşınır taşınmaz buranın yeni sahibi biziz diye fink attığı kan revan bir dünyaya çocuk doğurmak hangi akla hizmet ediyor? Niye hamile kalıyor ya bu kadın? Nedir bu üreme sevdası, kıyamet koşullarında tüm aileyi tehlikeye atan bu soyumuz yürüsün serseriliği? Nuh'un gemisi oyununuzu gemiye çıktıktan sonra oynasanıza. Yok eğer bir canlı bomba peydahlayıp toplu intihar düşüncesinde idiyseniz, biz oturmuş neden sizin hayatta kalma mücadelenizi izliyoruz? Niçin aldırış edelim? Sorular sorular... Girişi yatakla kapanmış bir yeraltı odasında yeni doğacağa beşik hazırlanıyor, bir yanda oyuncaklar diğer yanda annenin kameraya doğru sevgi dolu ellerle yerleştirdiği minik bir oksijen maskesi. Bebeğin ağlama problemine karşı aldıkları çığır açıcı önlemle de ailemizin katıksız Amerikanlıkları tescilleniyor bir güzel. İnsanlığın sonuna çeyrek kala bir grup bağıra çağıra et beyinliyle çekirdek aile duyarı ve cinsiyet rolleri çalışıyoruz bir buçuk saat. Çıt çıkarmama üzerine kurulu zorunlu sessizlik konseptinin tüm olası ilgi çekiciliği de bu sağır edici dangalaklık karşısında heba oluyor böylelikle. Hem bakmayın onu bile yanlış anlamışlar, film gürültü fırsatlarının hiçbirini kaçırmıyor. Tüm paketin bir ebeveynlik alegorisi olduğunu söyleyenler var, hani bu devirde çocuk yetiştirmek vesaire üzerinden. Şşş! Hayır. Hayır!

Yönetmen: John Krasinski
Yıl: 2018
Süre: 90 dk
Oyuncular: Emily Blunt, John Krasinski, Millicent Simmonds, Noah Jupe

 Yorum Gönder