Avengers: Infinity War

Avengers: Infinity War
Marvel'in yıllardır sürümden kazanarak hazırlandığı bu devasa gövde gösterisi süper kahraman filmlerinde bir dönüm noktası olmayı hak edecek kadar muazzam bir bozgunun resmini çiziyor. Stüdyonun sinema anlayışında eksik olagelen pek çok şeye nazire yaparcasına sahiplenilmeyi bekleyen altı sonsuzluk taşı (akıl, ruh, kuvvet, uzay, zaman ve gerçeklik) kötü adamın yumruğunda Marvel çizgi roman külliyatının ah keşke canına okuyacak oluyor. Filmin lanet olası iki buçuk saatinin her saniyesi bu sefer işin ne kadar ciddi, tehdidin ne kadar büyük olduğunun bıktırıcı bir şekilde vurgusunu yapmada. Yaklaşan sözde felaket onun kofluğunu örtmek için mi bu kadar çok dillendiriliyor yoksa o bu kadar çok tekrar edildiği için mi kof bulmacasını bu kozmik zırvanın fanatiklerine bırakıyorum. Ellerini başlarına koyup kendi zihinlerini okusunlar. Okusunlar da anlamlandırsınlar bakalım bu film neden iyisiyle kötüsüyle kahramanlarının müthiş bir kayıp hissiyle cebelleştiklerini, yasta olduklarını, öfke ve pişmanlıktan bitap düştüklerini her fırsatta illa ağzıyla söyleme gereği duyuyor. Hakiki hiçbir duygunun mevzubahis olmadığı için olabilir mi? Kendi kendilerine gönderme yapmaktan başka bir meziyetleri olmayan ("I am Groot" Marvel için üç kelimede müthiş bir özeleştiri aslına bakarsanız), pozcu, hazırcevap aksiyon figürlerinin basmakalıp şaklabanlıklarıyla kitlelerin beyinlerini uyuşturarak bugünlere gelmiş bir film stüdyosunun bu deyim yerindeyse sonun başlangıcında bu zamana kadar ürettikleriyle hiçbir şekilde hak etmediği dramatik tesir ve dokunaklılığı dilenişindeki çirkin ve arsız acizlik katlanılmaz bir deneyime dönüşüyor. Filmin sürprizlerini bozmayalım diyorlar aman, kim ölüyor kim kalıyor çok mühim. Sanki sonraki filmlerde geri sarmayacaklarmış gibi. Burada her şey kapsamlı bir iç boşaltışa işaret ediyor. Ölümü, sevgiyi, bağlılığı, hayatı, herkesi ve her şeyi etiketlendirerek onları değersizleştirmede epik bir meziyet sergiliyor Avengers: Infinity War. Marvel iğrenç tüketim kültürü için seri üretim anlayışını bu filmde kusursuzlaştırdığını ilan ediyor artık. Ne versek yiyeceksiniz nasılsa diyor. Hikâye anlatma kaygısını da yenmiş. Sürekli bir karşılaşma - çatışma üzerinden anlamsız bir sürükleniş hâli. Oradan oraya. Oradan oraya. Bir mutfak robotundan taze çıkmış izlenimi veren rezil kepaze bir kurguyla.
Yıl: 2018
Yönetmen: Anthony Russo, Joe Russo
Senaryo: Christopher Markus, Stephen McFeely
Süre: 149 dk
Oyuncular: Chris Hemsworth, Josh Brolin, Benedict Cumberbatch, Robert Downey Jr., Zoe Saldana, Mark Ruffalo, Chris Evans, Scarlett Johansson, Tom Holland, Chadwick Boseman, Elizabeth Olsen, Paul Bettany

 3 yorum