Mission: Impossible - Fallout

Mission: Impossible - Fallout
Tom Cruise'un, beyazperde personası ajan Ethan Hunt'ın Paris semalarında bir sonraki tehlikeli görevine süzülürken nefes kesici kareler vermesi için 25,000 feetlik yüksek irtifa atlayışını 106 kere dublörsüz gerçekleştirmesi Mission: Impossible - Fallout hakkında pek çok şey söylüyor. Bu müthiş sekans şaşkınlık uyandırıcı bir teknik meziyetle sergilenirken serinin bu yeni filmi aksiyon sinemasının kimi ultra modern, fahiş taleplerini daha iyisi yapılana kadar en iyisi bu diyerek karşılıyor. Beklenti de bu yönde zaten. Yani bir Mission: Impossible filminin başına oturduğunuzda neyle karşılaşacağınızı az çok biliyorsunuz. İkili üçlü dörtlü beşli altılı oynayan casuslar, dur durak bilmeyen bir kedi fare oyunu, ölümle dans eden akrobasi ve son saniyede etkisiz hâle getirilen bombalar. Bunların hepsi ve dahası Fallout'ta var. Senarist yönetmen Christopher McQuarrie'nin, ilk filmi 1996 tarihinde vizyona giren seri için yaptığı filmlerde kendi içinde bir seri devamlılığı tutturma gayreti Rogue Nation'daki uluslararası terör örgütü Sendika'nın küresel tehditlerini tanıdık isimler ve yeni çehrelerle Fallout'a taşıyor. Rogue Nation'ın, Brian De Palma imzalı ilk film adına kalkıştığı fazla özenti saygı duruşu, zorlama dolambaçları ve ardışıklıkta ritim tutturamayan aksiyonuyla kendi kendini sabote ederken, bu yeni film tek bir hedefe kilitlenmişliğiyle adım adım üzerine koyarak daha bir derli toplu izlenim veriyor. Bununla birlikte anlatısal olarak heyecan verici çok bir şey yok. Cruise'un sırayla aşındırdığı parkurlar şeklinde ilerliyor olay örgüsü, ve bunların her biri de kendi içinde, bir sonrakini etkilemeyen fiziksel meydan okuyuşlar olarak başlıyor ve bitiyor. Gelgelelim Fallout geçmiş filmlerin pek yapma gereği duymadığı bir şey yapıyor. Varsayılan düşmana, dünyayı çivisinden çıkarmaya ant içmiş gibi fevri takılan günümüz devletleri karşısında gayet inandırıcı, hatta ikna edici gerekçeler sağlıyor. Onun idealizmini kuramsallaştırırken asıl düşman tüm yolsuz kurumsallığıyla ifşa ediliyor. Demem o ki bu film esas büyük kumpasını silahını güya örgütlere ve anarşizme doğrulturken, asıl devletleri nişan alarak yapıyor, onları itibarsızlaştırıyor ve bu anlamda mühim, güncel bir bağlam kazanıyor. Yeni bir düzen için büyük bir kopuş yaşanması gerektiğinin gayet farkında Fallout. Fakat daha başlarda özenle sahnelediği bir düzmecenin sahiden yaşanması ihtimalinin, Hunt ve ekürisinin uygarlığın sonunu biraz daha ertelemeyi başarmalarından çok daha enteresan olabileceğinin farkında değil.
Yıl: 2018
Yönetmen: Christopher McQuarrie
Senaryo: Christopher McQuarrie
Süre: 147 dk
Oyuncular: Tom Cruise, Henry Cavill, Ving Rhames, Simon Pegg, Rebecca Ferguson, Vanessa Kirby, Sean Harris, Angela Bassett, Michelle Monaghan, Alec Baldwin

 Yorum Gönder