Beast

Beast
Toy cinsel arzuyu ve onu baskılamayı adalılık bağlamında inceleyen yırtıcı bir ilk film var elimizde. Çocukluk ve ilk gençliklerinde zorbalık görmüş, aşağılanmış ve hâlihazırda aşağılanmaya devam eden iki gencin aile ve toplum karşısında belalı kişisel tarihlerle cebelleşerek aşka düşüşlerini anlatıyor Beast. Despot bir annenin boğucu talim terbiyesi altında evcilleşen dişi kurdun yabani erkeğine kavuşarak doğasına dönmesi buradaki şehevi uyanışın sadece görünen yüzü. Modern İngiliz kentsoylusunun sömürgeci eğilimlerle dağdan gelip bağdakini kovma yüzsüzlüğünü bir kez daha gösterdiği sıkıntılı aile yemeğinde kızın erkek arkadaş olarak davet ettiği, 'ipsiz takımı'ndan biraz kaba saba gence nereden geldin sorusuyla yapılan yabancı muamelesi ve bunun üzerine onun benim kökenim buralı, Normandiya yerlisi, asıl siz nereden geldiniz diye cevap vermesi çok manidar. Bir sınıf eleştirisi olarak değil sadece, anlatının dinamikleri için de anlamlı bir ifade, yabanılın yabancı olmadığının bilgisi bu. Gelenekle yaşanan her çatışmanın olduğu gibi, genç kızın perspektifinden anlatılan bu hikâyedeki vahşi tesirin de aslında dışarıdan gelmediğinin, içeride yükseldiğinin ve hep orada olduğunun beyanı var burada. Dışarıdan içeriye doğru işleyen yegâne şey ise her türlü baskı, horgörü ve kısıtlama. Birleşik Krallığa, Kraliçe'ye bağlı Jersey Adası, annesinin boyunduruğu altında, kişisel alanları ele geçirilmiş, özerkliğinin peşinde bir genç kız. Bireyselleşmenin sancılı tarihi. Bu tabloda bir seks partneri olarak erkek arkadaş da tensel içgüdünün hayvani bir temsiline dönüşerek kısa sürede sevgililikten düşüyor. Demem o ki Beast'te, genç kızlara eş seçme süreçlerinde muhafazakâr ailelerce yaşatılan terörün ötesinde, bireyin kendi başına cinsel gücünün ve potansiyelinin farkına varışına dair mühim bir idrak var. Bunun benimsenişi ile beraber aşk hikâyesi yerini dişi ve erkek olmak üzere benzerlerin güç ilişkisine bırakıyor. Buradaki dişi ile erkeği daha en başında bir araya getirenin zıt kutuplar olmadığı zaten seziliyorduysa da artık barizleşiyor. Böylece arka plandaki seri katil hikâyesi konuya biraz daha dahil oluyor. Çünkü canavarlar içinde bir canavara işaret eden yeni bir denklem var artık ortada. Belirsizlikler kalkınca av ile avcının danışıklı dövüşü başlıyor bu sefer. Diğer yandan bütün bir gönül macerası genç kızın ayna karşısında kendini izleme seanslarından birine tekabül edebiliyor pekâlâ. Bundan sonra merak uyandıran tek şey tüm bu yaşananlardan herhangi bir dersin alınıp alınmadığı. Genç kız boynunun üzerinde çıkmış tek bir kılın cinselliğini haykırışından eskisi gibi rahatsız olmuyor sanki artık. Kabullenmiş mi dersiniz? Sizleri final kısmına alalım o hâlde, bakın aynı kılı bu sefer bir başka türlü nasıl acımasızca feci yoluyor. Yine de, her şey göz önünde bulundurulduğunda Beast cinselliği bir suç mahalli okumasına dönüştürürken yaptığı kadim yanlışı onun doğasına dair esaslı gözlemlerle ilginç kılmayı başarıyor. Hikâyesi için varılacak nokta kaygısı gütmese çok çok daha iyi olabilirmiş.
Yıl: 2018
Yönetmen: Michael Pearce
Senaryo: Michael Pearce
Süre: 107 dk
Oyuncular: Jessie Buckley, Johnny Flynn, Geraldine James, Trystan Gravelle, Olwen Fouéré

 Yorum Gönder