First Man

First Man
Whiplash'in ardından La La Land ile başarısını perçinleyip günümüzün heyecan veren genç yönetmenlerinden biri olduğunu kanıtlayan Damien Chazelle'in merakla beklenen yeni filmi ilk gösterimlerinden bu yana mühim politik tartışmaların gölgesinde kaldı. Astronot Neil Armstrong'un Ay'a ayak basış serüvenine biyografik bir ihtimamla yaklaşan film Ay'a bayrak dikme komedisini özellikle dışlayarak Amerikan milliyetçilerini fena kızdırdı. Chazelle'in senarist Josh Singer ile birlikte, Armstrong'un kendisi için küçük, insanlık için büyük bir adım olarak ifade ettiği çığırı bir ulusun zafer gösterisi olarak değil de bir bireyin ruhani yolculuğu olarak anlatmak istemesi takdirlik. Milliyet yalanını mümkün olduğunca yeryüzüne, zamanında ABD'nin Sovyetler Birliği ile giriştiği uzay yarışının hasımlığına terk eden First Man yaşananları dokunaklı bir kişisel deneyim üzerinden anlamlandırma çabasında Armstrong'un insanlık adına attığı büyük adıma bir dünya vatandaşlığı maneviyatıyla özgün ve ilerici bir yanıt veriyor. Lakin bu asil gayret, düşünsel değerini sürükleyici bir anlatıyla destekleyemiyor filmde. Hikâye protokollere ve prosedürlere takılıyor, dokümanlara ve raporlara boğuluyor. Mekanik bir gerçekçilik ve hatasızlık tutkusunda irtifa kaybediyor First Man. Veri işlemde meselesinin ruhunu, ilhamını unutur oluyor hatta. O kadar ki, bilimsel bir belgeselin yeniden canlandırma sahnelerini andırıyor film parça parça. İnsanlığa savaş ve kayıptan başka bir şey getirmemiş ulusçu romantizmin üzerini çizme cüretini, onun yerine koymaya niyetlendiği insan sevgisini kuru servisinde neredeyse heba ediyor First Man.
Yıl: 2018
Yönetmen: Damien Chazelle
Senaryo: James R. Hansen (biyografi), Josh Singer (uyarlama)
Süre: 141 dk
Oyuncular: Ryan Gosling, Claire Foy, Jason Clarke, Kyle Chandler, Corey Stoll, Christopher Abbott, Olivia Hamilton, Patrick Fugit, Ciarán Hinds, Pablo Schreiber

 2 yorum

  1. Hikayenin sürükleyicilik kısmındaki soruna ben de katılıyorum. Sanki çok fazla teknik ve izleyeni pek de ilgilendirmeyen detay paylaşılmış.
    Ama kapsül içi sahneler nefes kesiciydi. Sadece bunun için bile izlenir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben açılıştaki atmosfer uçuşunu sevdim en çok. Sonrasında çöle yapılan zorunlu iniş filmi benim için özetler gibi oldu bir bakıma.

      Sil