Maquia: When the Promised Flower Blooms

Maquia:
When the Promised Flower Blooms
Her yıl yeni sezondan istisnasız bir animasyon film gelip yüreğimi dağlıyor. 2018'in tacını Maquia'ya veriyorum. Göğün yedinci katında ikamet edip günlerin ve tarihin bellek kaydını tutan, insanların yaşam çizgilerini ve gayelerini günübirlik dokudukları kumaşlara fısıldayan soluk benizli meleklerin âlemlere bahşedilmiş sevgi, fanilik ve ölümsüzlük vesilelerini aynı zamanda hem bir lütuf hem de bir lanet olarak nakış nakış işleyişlerini anlatan bu peri masalı anneliği ve anne sevgisini o kadar candan ve dokunaklı aktarıyor ki kayıtsız kalmam mümkün değildi zaten. Maquia'nın insan hırsının sınır tanımamazlığının ürünü bir saldırı sonucu gökten düşüşünün ardından yeryüzünde ölü bir annenin sıkı sıkı sarılmış kollarında bulduğu ağlayan bir bebeği bağrına basışı ile başlayan hikâye ölümsüz anne ve ölümlü evlat önermesinin mümkün her duygu durağını layığıyla ziyaret ediyor. Öykücüklerinin daha az ilginç olanında, omuzlarındaki vicdan yüküyle kızarıp hiddetinden ölen dragonlarla insan dünyasına hanedan tatavalı göndermeler yapan Maquia fantastik evreninin bu çetin gelişmelerini de kalbindeki ana - oğul ilişkisini test etmede bir arka plan olarak kullanıyor. Bir değil birkaç anne var aslında burada. Annelerin evlatlarını yetiştirirken kendilerini de yetiştirmelerini insan deneyimlerinin en güzeli ve en acı vereni olarak kutsayan bu film bam teli resitalinin acıklı her notasını ruha eksiksiz basıyor. Onun arsız ve histerik bir duygu sömürüsüne çıktığını söylemek ise çok kolay. Ama şuna dikkati çekmek isterim ki kaderin Maquia için ördüğü ağların dönüm noktalarının herbiri gözyaşıyla işaretli. Evlat edinişinden torununun doğumunu gerçekleştirişine kadar, Maquia hep ağlayışların peşinden gidiyor. Daha en başta gökteki yuvasında yalnızlığına ağlayarak karşılıyor bizleri. Ağlamak ve hüzün içkin onun doğasına. O yüzden söz konusu "duygu sömürüsü" anlatısal olarak gayet meşrulaştırılmış bir hâlde işini görüyor burada. Anneler için yazılmış bu ahretlik aşk mektubu bireyin ebedi yalnızlığını katlanılır kılmak için ne formda olursa olsun sevgiye ve ilgiye muhtaç olduğunu vurgularken çok değerli ve anlamlı bir minnettarlığın, iyi ki sevmişim diyebilmenin de cennet kapısını aralıyor.
Yıl: 2018
Yönetmen: Mari Okada
Senaryo: Mari Okada
Süre: 115 dk
Oyuncular: Manaka Iwami, Miyu Irino, Yôko Hikasa, Yoshimasa Hosoya, Ai Kayano, Xanthe Huynh

 Yorum Gönder