Bohemian Rhapsody

Bohemian Rhapsody
Şarkılarıyla 70lere ve 80lere damga vurup popüler müzik kültürüne bıraktığı zengin mirasla milyonların gönlünde taht kuran efsanevi rock grubu Queen'i anlatan Bohemian Rhapsody grubun kalıplara sığmaz gaylordu, frapan kraliçesi, artistik dehası Freddie Mercury'nin bir daha sönmemek üzere parlayan yıldızını onun 1985'teki muhteşem Live Aid performansını yeniden canlandırarak anıyor. Adaşı olduğu parçanın ezber bozan niteliklerine vâkıf olduğu pek söylenemezse de müziğin kendisinden güç alan ve şarkıların nasıl bir kalp kırığının eseri olduğunu tahmin edebilen bir biyografi bu. Queen'in şöhret basamaklarını tırmandığı bütün bir on beş yılı kapsamak için harcadığı gereksiz çaba ve bu sürecin her bir dönüm noktası için ayrıca nota basma hevesi filmi tökezleten unsurlardan bazıları. Cinsellik mevzusundaki ahlakçı tutumunu da bunlar arasında saymalı. Freddie Mercury'nin etnik ve eşcinsel kimlik uzlaşısını kolay yaşamadığı muhakkak. Onlarla soruşturulsun, kıstırılsın istememiş belli ki hiçbir zaman. Bir de AIDS'in hayatları yaftaladığı bir dönemden bahsediyoruz bir yandan. O yüzden Bohemian Rhapsody'nin gönül rahatlığıyla progresif olamayışını sanırım anlayabiliyorum. Öznesi sorunlarını irdeleme cesareti gösterdiği zaman ancak, o da harekete geçiyor. Sonuçta, gerçekler acıdır. Freddie Mercury için de bu böyle. Bununla beraber sefahati bir çürüyüş olarak değerlendirmek çok yanlış. Çürüdüğünü ne zaman anlarsın biliyor musun, üzerine meyve sinekleri üşüşünce, gibisinden münasebetsiz bir laf ettiriyorlar filmde Mercury'ye. Neyse ki bir başka cümle imdada yetişiyor: "İnsan olma hastalığı biraz anestezi gerektiriyor". Böylece tüm o uyuşturucular ve partiler tekrar kavuşuyor ihtiyaç ve kaçış bağlamına. Bu tarihte ve bu kültürde insan olmak bir hastalık hakikaten. Yine de bu kadar yenik olmak zorunda mı? Queen'in, Freddie Mercury'nin bohem rapsodisi bir şölen değil mi daha çok? Mama, just killed a man. Put a gun against his head, pulled my trigger, now he's dead... Değil, değil mi? Manidar bir tutukluk hemen her şeyi tayin ediyor filmde. Kesif bir acı. Hep bir ağızdan söylenen ve ritmine tempo tutulan bir yalnızlığın hüznü. Freddie Mercury'nin gürleyen sahne personasından sızan, onun egzotik cazibesinin zoraki bir tebessüm olarak maskelendirilişinden anlaşılan. Sadece sahnede kendisi değilken her bir zerresiyle kendisi olabilen bir sanatçının performans tutkusundaki iç kemiren lanet. Müzik ve şarkı sözleri ve o Live Aid performansı o kadar yürekten o kadar etkili ki rüzgar nereye eserse essin farketmiyor gerçekten.
Yıl: 2018
Yönetmen: Bryan Singer, Dexter Fletcher
Senaryo: Anthony McCarten, Peter Morgan
Süre: 134 dk
Oyuncular: Rami Malek, Lucy Boynton, Gwilym Lee, Ben Hardy, Joseph Mazzello, Aidan Gillen, Allen Leech, Tom Hollander, Mike Myers, Aaron McCusker, Meneka Das, Ace Bhatti

 Yorum Gönder