Border

Border
71. Cannes Film Festivali'nin Belirli Bir Bakış bölümünde gösterilip ödül alan İsveçli Border, şahane bir filme sebebiyet vermiş Let the Right One In romanının yazarı John Ajvide Lindqvist'in bir öyküsünden uyarlanmış. Suçun, utancın ve hışmın kokusunu alan bir sınır polisinin günün birinde karşısına çıkan biri sayesinde kendine yabancılaşmış hakiki doğasının çağrısına kulak verişinin bu fantastik hikâyesi İskandinav mitolojisinden ödünç aldığı cüceliği toplumun dışına itilmişliğin ve zenofobinin kişisel ve sosyokültürel tahliline tabi tutuyor. Border'ın gayet iyi işleyen ilk yarısı iki cücenin ilgi ve muhabbetleri, aralarındaki alakanın sürprizlere açık cinselliği ile ilgili. Çirkin addedilmişin kendine has yabanıl cazibesi bu tanışma ve keşfetme faslını enteresan kılıyor. Fakat tahmin edeceğiniz üzere artık peri masallarında bile rahat yok. İletişim ve seks derhâl suça boğulup mahkûm ediliyor. Cinsin ve cinsiyetin kimlik inşasına izin vermiyor Border. Onun dünyasını bu kadar çirkinleştirme gayretinde bir yanlışlık var. Realizm değil bu. Her şey bu kadar kötü iken bakın cüceler aslında o kadar da çirkin değil, mi demeye getiriyor? Veyahut, onların hayatları işte böyle zor mu demek istiyor? İkisi de, ama oluşması istenen etki ters tepiyor. Border en büyük yanlışı çehresini ahlak bekçiliğiyle kirleterek yapıyor. Böylesi bir doğa hikâyesinin ne doğrulara ne de yanlışlara ihtiyacı var. Ama burada gırla. Kendimizi yargılamaktan vazgeçemediğimiz gibi değer yargılarımızı başkalarının üzerine yansıtmalara doyamıyoruz. İnsanlar arasına karışmış bir cücenin görüp öğrendiklerini pekiştiriyor olmasında değil sıkıntı. Sıkıntı insaniyetin davet ettiği sağduyunun tek gerçek iyiymiş gibi gösterilmesinde. Hem sonra Border ben kimimden çok ben neyimin cevabına odaklandığı için de aksıyor. Cinsel organ göstererek anatomi merakını da yendikten sonra elinde pek bir malzemesi kalmıyor, alegorisi sönüyor. Gümrükte kabahat koklamanın "öteki"nin kokusu iması havada kalıyor. Çünkü kendi kendinin kokusunu almak ihmal ediliyor filmde. Esas konu orada. Kendi utancının, çekincelerinin, korkularının kokusunu alabilmekle alakalı olmalı bir şeyler aslında. Sınırlarımızı vicdan azabıyla çizmek zorunda değiliz. Sınırlar bizi köreltiyor demesi gereken bir filmin sınırlara bu kadar bağlı kalması yazık oluyor.
Yıl: 2018
Yönetmen: Ali Abbasi
Senaryo: John Ajvide Lindqvist (öykü), Ali Abbasi, Isabella Eklöf, John Ajvide Lindqvist (uyarlama)
Süre: 110 dk
Oyuncular: Eva Melander, Eero Milonoff, Jörgen Thorsson, Ann Petrén, Sten Ljunggren

 Yorum Gönder