Us

Us
Us. United States. Adı üstünde. Jordan Peele'in yeni filminde ABD'nin başı kamusal alana açılan bir korku tüneli bulmuş kolektif bilinçdışıyla dertte. Birey, aile ve bir gün el ele verip kendi rızalarıyla kurumlara boyun eğecek, acizleştirilmiş ve gülünç düşürülmüş bir toplum ideali bilince sıçrayan ayna ikizi politik cinleriyle yüz yüze geliyor. Ülkenin bölünmüş ve çalkantılı siyasi iklimi içinde bugün kitlelerin neden—çok matah bir şeymiş gibi—"Biz" olamadıklarına dair edecek bir çift lafı var Peele'in. Teşhisi de yerinde esasen: bölünen çoğalan çok fazla "Ben" var bi' kere. Devir, kafayı kendiyle bozmaya programlanmış modern insanın haklı olarak varoluşuyla cebelleşme devri. Her kafadan bir ses çıkıyor. Filmin işte bu sesleri duyurmaya mı susturmaya mı çalıştığında kararsızdım bir süre. Ama sonunda hakkındaki örümcek hissime kulak verdim. Us'ın düşük verimli nüktedan hicvinde Get Out'ta olan empatiden eser yok. Fikirlerini ve referanslarını ortaya atıp kaçan, onları usa vurma zahmetine girmeyen kör dövüşü bir film bu. Duyarlıdan çok dayatmacı, cüretkârdan çok hadsiz. İnsana karşı kültür canavarının tarafında. Bilincin sürdürülebilirlik talep eden, yanlış yönlendirilmiş kılavuzluğunu, içgüdüselin ilkel, tepkisel, ama en nihayetinde iyileşmeye yönelik faaliyetine tercih ediyor o. İnsanın iç hesaplaşmasını sakata gelmiş bir klonlama deneyi olarak niteleyip karalıyor. Taslanan sosyal farkındalık ise kuru hitabetten ibaret. Başka türlü hiçbir şekilde sezdirilemediği için karakterlerin ağzından işittiriliyor: "Biz Amerikalıyız. Bugünü çok bekledik. Zincirlerimizden kurtuluyoruz artık." Bastırılmış. İhmal edilmiş. Halkız biz. O da olmadı aileyiz. Burada aman ha birey olmaya müsade yok. Devletlerin insanı insana kırdıran 'içimizdeki düşman' muhabbetinin sinsi bir güncellemesi bu. Azmettirilmiş bir kıyamet. Kurduğu Jungiyen lunaparkta gölgeleriyle yüzleşip bireyselleşeceğine whac-a-mole oynuyor Us, baş veren bilinçdışı köstebeklerin kafalarını tokmaklayıp puan topluyor. Alegorisinin bütün karşılaşmaları beyhude, düalitesi sahte, olanı biteni olduğu gibi bir bir açıklama ihtiyacı ley miserableh. Türünün gramerinden sınıfta kalışıysa bambaşka hikâye. En ufak ritmi, tansiyonu anlamlı bir sürekliliğe kavuşamadan doğrayan kurgusu şuursuzluğuyla öd koparıyor cidden. Bale montajlı final kapışması o kadar, ama o kadar beceriksiz ki azarlanmadan ziyade acınmayı hak ediyor. Sonra, Us teröre içe işleyecek çehreler kazandırmayı oyuncularına garip hareketler içinde surat yaptırmak sanıyor. Tehdidini parmakla gösteriyor. Hayal gücünden şiddetle yoksun korku resimleri çerçevelerinin devinimsizlikleri içinde baştan aşağı dökülüyor. İçerikte bol malzeme veren bir kurnazlık var en azından, evet, ama Get Out gibi bir filmden sonra Us'ın sinema dilinin cavalacozluğunun affedilir yanı yok.
Yıl: 2019
Yönetmen: Jordan Peele
Senaryo: Jordan Peele
Süre: 116 dk
Oyuncular: Lupita Nyong'o, Winston Duke, Shahadi Wright Joseph, Evan Alex, Elisabeth Moss, Tim Heidecker, Madison Curry, Cali Sheldon, Noelle Sheldon

 4 yorum

  1. Merhabalar, söylediklerinize katılmakla birlikte şu kastetmiş olduğunuz empati yoksunluğu durumuna kısa bir ekleme yapmak isterim nacizane. Belki sürpriz bozan bir takım detaylar olacaktır; Adelaide karakterinin Pluto'nun yandığı ve Umbrae'nin can çekiştiği sahnelerdeki anaç gibi görünen bir tavrı var. Ben orada şunu düşündüm: Evet film klonlama, kopyalama vs. gibi durumlardan bahsediyor ve bu bireyin kendi yarattığı bir şey değil; ancak doğurganlık bireye has ve Adelaide kendi doğurganlığı ihtimaline karşın bile sanki evladıymış (!) gibi Red'in dahi yaşamadığı bir üzüntü süreci yaşıyor. Bununla birlikte kısa bir empati/acıma anı da Adelaide'in Red'i öldürdüğü sahneden oluyor ama sonra yine kendi deliliğine dönüyor. Ancak tabi ki bu anların hiçbiri filmin genel havasına yayılmıyor. Zaten filmin en büyük handikapı (bana göre) anlatacağı derdi tasası uğruna kurduğu atmosferi hiçe sayması diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Us'ın sosyal alegorisini yönetmeni adına markalaştırma girişiminden başka herhangi insani bir tasası olmadığına kanaat getirdim ben.

      Sil
    2. Yeni Steve McQueen yola çıktı o zaman :) değerlendirme için teşekkürler, iyi günler

      Sil
    3. Ben teşekkür ederim Ufuk, yorumların için. Sevgiler.

      Sil