Saf

Saf
Geçtiğimiz yıl Toronto'da dünya prömiyerine çıktıktan sonra bu yıl gösterildiği Palm Springs Uluslararası Film Festivali'nin Yeni Sesler / Yeni Vizyonlar programından özel mansiyon alan Saf bu ay içinde 38. İstanbul Film Festivali Ulusal Yarışma katılımını her nedense ödülsüz, gürültüsüz kapadı. Her nedense diyorum çünkü bugün İstanbul'da siyasi rant aracı edilmiş işgüzar kentsel dönüşümlerin perişan sosyoekonomik aktüalitesini ve aciliyetini Suriyeli mültecileri de içine alan kapsamlı bir toplumsal kriz olarak bu kadar çabuk ve özenli tepkiselleştirebilmek önemli ve göz ardı edilmemesi gereken bir başarı. Yarışmada Saf'tan daha iyi filmler vardı yoktu çok da ilgilendirmiyor beni. Bu filme bir şekilde kayıtsız kalınabilmesiyle sanırım benim problemim, yoksa fiyonklu kağıt parçaları kimin umrunda. Hakkında konuşulması, kitlelere ulaştırılması gereken bir film bu. Saf, karakterlerini mahalle kahvesinde karanlık gelecekleri hakkında hararetli görüşmelere çağırdığı gibi seyircisini de sorgulamaya, tartışmaya davet ediyor. Fikirtepe'den iki yakasını bir araya getiremeyen genç bir çiftin gecekondu hayatları işsizlikle, ekonomik belirsizliklerle sınanıyor Saf'ta. Muhiti komple kapatıp binalar dikmek ve köşeyi dönmek isteyen pek şerefli bir müteahhitin şirketi ise istihdam yalanıyla böbürleniyor. Ucuza çalıştırılan Suriyeliler ve onların işlerini çaldıklarından, sosyal huzuru kaçırdıklarından dert yanan yerli halk karşı karşıya. Saf'ın genç çifti gibi varsa eğer yoksul mahalle sakinleri içinden insaniyetlerini henüz yitirmemiş olanlar, insaflılar, işte onlar biraz olsun farkındalar yerli olan kendilerinin de bu şehirde aslında mülteciler kadar yersiz kabul edildiklerinin. Çok geçmiyor, geçim sıkıntısıyla imtihan boyunları büküyor, hile hurdayla dönen çark onları da bozuyor. Toplumsal varlığını açıkça tehdit eden bir işte kendi kendini yıkmak için üç beş kuruşa çalışmaya neredeyse dileniliyor. İdealler inşaat sahalarında taşlarla birlikte içine içine kırılıyor. Bak gör çok değerlenecek buralar şehrinde, ne olacak bu memleketin hâli ülkesinde insanlıktan çıkmadan yaşamak çok zor. Yenilmemek çok zor. Esas düşman ise ne senden farklı düşünen komşun ne de hayatını kurtarmak için ülkene gelen sığınmacın. Esas düşman şu ahlaksız ticari kafa, sosyal adaletsizlik, politik menfaatçilik, kodamanın koltuğu. Esas düşman tarihi boyunca kurumların bostan korkuluğu olagelmiş devlet baba.
Yıl: 2019
Yönetmen: Ali Vatansever
Senaryo: Ali Vatansever
Süre: 102 dk
Oyuncular:  Erol Afsin, Saadet Işıl Aksoy, Onur Buldu

 Yorum Gönder