The Invisible Man

The Invisible Man
En son Upgrade ile teknolojinin sınır tanımazlığı üzerine 2010ların en iyi bilimkurgu filmlerinden birine imza atan Leigh Whannell bu yeni filmiyle benzer sularda yüzerken boğuluveriyor. Adı bilimkurguyla özdeşleşen büyük yazar H. G. Wells'in meşhur romanlarından The Invisible Man'i saçma sapan bir istismar hikâyesiyle yüksek teknolojik günümüze uyarlamıyor eyyorluyor Whannell, icat çıkarıyor. En ergeninden bir erkek fantezisi kendini görünmezliğin mucidi varlıklı bir optik deha olarak düşlerken onun kaba kuvvet kontrol hastalığı dünyayı eşinin başına dar ediyor. Kadın konak görünümlü ultra lüks hapishaneden kaçıyor kaçmasına da herifçioğlunun eziyetinin boyu o kadar uzun ki bir yolunu bulup uzanıyor hep, güya ölümünden sonra bile. Böylelikle Whannell'in anlatırken önce kendisinin inanmadığı en hava döveninden bir #MeToo masalı zorbasının hakkından gelecek bir kadın kahraman yaratacak oluyor, kadının can alıcı sıfatı ne olsa beğenirsiniz? Hamilelik. Sırf olay örgüsünü sürdürmek için hamile bu kadın. Meğer çok sevdiği için dayak atan adamın ondan kaçan kadını geri istemesinin kilit sebeplerinden biri çocuğunu doğuracak olmasıymış. Kadına şiddete karşı bir duruş sergiler görünen filmin her şiddet fırsatını değerlendirip özenle sahnelemesi de tartışmaya açık. Yaşananlara görünürlük kazandırmak içinse bu hay hay, ama bu film derin düşünen bir film değil. Aile içi şiddeti travma sonrası stres bozukluklu bir kedi fare oyunu olarak tasarlıyor en nihayetinde. Bu anlatıda ne taciz ne paranoya hakiki bir duygusal damar yakalayabiliyor. Hem sadece içerikten değil işleyişten de çakıyor The Invisible Man. Görünmeme iddialı bir filmin elini bu kadar gizleyemiyor oluşunda beceriksiz bir ironi var. Optik illüzyon hortlağımızın musluk açıp tabak kıran ce-e seviyesinden boğaz kesen azılı bir katile fırlayışı da hiç akıl kârı değil. Bu görünmez adamı neresinden tutarsan tut elde kalıyor. Şüphe yarım saat bile sürmeden yerini sürüncemeye bırakınca bu gizemli gerilim ne zaman bitecek diye beklemeye başlıyorsunuz. Bilsem filmin onu baştan sona özetleyip sürprizlerini bozduğundan yakınılan iki dakikalık fragmanını izler iki saatimi kurtarırdım. Bu filmde en ufak bir sürpriz yok arkadaşlar. Bu film karı koca bir hiç.
Yıl: 2020
Yönetmen: Leigh Whannell
Senaryo: H.G. Wells (roman), Leigh Whannell (uyarlama)
Süre: 124 dk
Oyuncular: Elisabeth Moss, Oliver Jackson-Cohen, Harriet Dyer, Aldis Hodge, Storm Reid, Michael Dorman

 Yorum Gönder